Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17831 E. 2023/578 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17831
KARAR NO : 2023/578
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2016 tarih, 2016/4003 Esas sayılı iddianamesiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/133 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
2. Katılan mağdure vekilinin temyiz sebebi; Mağdurenin rızası dışında cinsel ilişkinin gerçekleştiği, suçun vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğü, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece “Mağdure’nin sanık ile suç tarihinden bir yıl kadar önce ortak bir arkadaşı vasıtasıyla Konya ili Selçuklu ilçesinde bulunan … Parkında tanışıp arkadaş oldukları, bir süre sonra da arkadaşlıklarının ilerlediği ve çıkmaya başladıkları, sanığın mağdureyi evine götürerek anne ve babası ile tanıştırdığı, zaman zaman bir araya gelip konuştukları ve cep telefonu ile mesajlaştıkları, bu şekilde arkadaşlıkları devam ederken olay günü sanığın katılan mağdureyi cep telefonundan arayarak görüşmek istediği, katılan mağdurenin sanıkla görüşmek üzere Buzlukçubaşı durağı civarında bulanan Saygın … isimli yere gittiği, otel şeklinde işletilen yerde sanığın ilk suç tarihi olan 05.01.2016 tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan katılan mağdure ile onun rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, sanığın yine aynı yerde 13.02.2016 tarihinde mağdurenin rızası ile tekrar cinsel ilişkide bulunduğu, sanığın eylemini teselsül ettirdiği, bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği, mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşını 18 yaş grubu içinde bulunduğu, suç tarihi gözetildiğinde mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşını bitirmiş olduğu, eylemin bu hali ile 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüştüğü, olayın çocuğun cinsel İstismarı olarak nitelendirilemeyeceği, her ne kadar eylemin zorla ve tehditle yapıldığı iddia edilmiş ise de, mağdurenin kendi isteği üzerine … adlı otele gittiği, kendisinin tehdit edilerek sanığın zorla ilişkiye girdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi hayatın olağan akışına da uymadığı, katılan mağdurenin olayın meydana geldiği yerin özellikleri de gözetilerek bağırarak yardım çağırma ve kaçma imkanı varken bunları yapmadığı, katılan mağdurenin olay sonrasında hemen şikayetçi olmadığı, aksine sanık ile görüşmeye devam ettiği, ayrıca cinsel saldırıya uğradığına dair doktor raporu gibi somut bir delil de bulunmadığı, mesaj içerikleri itibariyle de mağdurenin sanıkla rızası dahilinde ilişkiye girdiği ve bunu arkadaşı ile paylaştığı konusunda da bir tereddüt bulunmadığı, bu nedenle eylemin katılan mağdurenin rızası dahilinde gerçekleştiği mahkemece kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanık savunması, Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü Uzman Dr. … tarafından düzenlenen 06.03.2016 tarihli cinsel muayene raporu, mağdure ve katılan … ile tanık anlatımları, kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanaklar ve bilirkişi raporlarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından mağdurenin rızasıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin sübuta ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2016/133 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.