Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17909 E. 2023/1746 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17909
KARAR NO : 2023/1746
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/1056 Esas, 2016/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve ikinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin kolluk beyanlarının aynı yerde birlikte alındığı, gerekçeli karara dayanak olmaması gerektiğine, tanık ….’nin beyanlarının mağdur beyanlarıyla çelişkili olduğuna, kamera kayıtlarının sadece aracın geçişini gösterdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü kullandığı araçla çok yavaş bir şekilde hareket ederek mağdurelerin oyun oynadığı yerde durduğu, araç içerisinde pantolonunu indirerek cinsel organını mağdurelere göstermek suretiyle tacizde bulunduğu, olay tanığı ….’nin 155 Polis İmdat’ı arayarak durumu bildirdiği, kamera kayıtlarının incelenmesinde söz konusu aracın olay yerinden iki kez geçtiğinin tespit edildiği, yakalanan sanığın mağdureler tarafından canlı olarak teşhis edildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği, mağdurelerin ise sanığın aracınının sokak üzerinde yanlarından iki kez geçtiğini, mağdure …’nın aracın içine baktığında sanığın pantalonunun fermuarının açık ve cinsel organının da görünür vaziyette olduğunu belirttiği, diğer mağdurelerin ise yolda oynadıkları sırada sanığın aracı ile yanlarından geçtiğini ve arkadaşlarının sanığın cinsel organının açıkta olduğu şeklinde bağırdıklarını beyan ettikleri, olayın tanığı olan ve bizzat polisi arayan tanık …’nin aracın içine baktığında sanığın cinsel organını açıkta eliyle tutup mağdurelere gösterdiğini gördüğünü beyan etmiştir. Sanık ile herhangi bir husumet iddası bulunmayan ve sanığı tanımayan, tarafsız olduğu kanaatine varılan tanığın yeminli beyanı, kamera kayıtları, mağdurelerin anlatımları ve sanığın bu olaya yakın tarihte başka bir mağdureye karşı işlediği benzer eylem nedeni ile yargılandığı davadaki mahkumiyet kararına göre eyleminin sabit olduğu, suçtan kurtulma amacı ile inkara yönelen ve göbeğini kaşıma alışkanlığı olduğu, bu nedenle yanlış anlaşıldığı şeklindeki savunmasına itibar edilemeyeceği, sabit kabul edilen aynı suç işleme kararı altında tek bir eylem ile zincirleme şekilde birden çok mağdur çocuğa karşı teşhir suretiyle cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilerek hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, mağdurların ve tanığın beyanı, teşhis tutanağı, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/1056 Esas, 2016/631 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.