Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18256 E. 2023/653 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18256
KARAR NO : 2023/653
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/402 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci, ikinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri ve 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; telefonunu kahvede unuttuğuna, bulan kişiler tarafından eylemin gerçekleştirildiğine bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan yargılama, sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından; katılan …’in Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, kendisinin kullandığı eşi … adına kayıtlı cep telefonunu 12.11.2014 günü saat 08:20’den itibaren tanımadığı bir numaranın aradığı, uykulu olduğu için aramanın görüntülü olduğunun farkına varamadığını, ekrana baktığında yüzünü göremediği şahsın cinsel organı ile oynadığını gördüğünü, hemen telefonu kapattığını ancak arayan şahsın sonra da aramaya devam ettiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine soruşturmanın başlatıldığını;

2. Soruşturma kapsamında, katılanın olay günü olan 12.11.2014 günlü arama kayıtlarının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından (TİB) alındığı, incelenmesinde …. adına kayıtlı numaranın katılanı sekizi görüntülü olmak üzere toplam on defa aradığı, katılanı olay günü arayan telefon numarasının sanığın eşi …. adına kayıtlı olduğunun tespit edilmesi üzerine ….’nin ifadesinin alındığı, ifadesinde söz konusu adına kayıtlı telefon numarasını eşi sanık …’in kullandığını beyan ettiği, sanık …’in SEGBİS üzerinden alınan ifadesinde ise eşi adına kayıtlı şikayete konu cep telefonunu bir süre kullandığını, ancak 2014 yılı Ekim ayında Balıkesir’de bir kıraathanede unutması sonucu telefonun kaybolduğunu, işlerinin yoğunluğu nedeniyle 2014 yılı Kasım veya Aralık aylarından birinde hattı iptal ettirdiklerini beyan ettiği,

3. Sanığın beyanına rağmen, İskenderun Sulh Ceza Hakimliğinin 20.04.2015 tarih ve 2015/1672 D. İş sayılı kararına istinaden …. adına kayıtlı katılanı olay günü rahatsız eden telefon numarasına ait TİB’den alınan arama kaydında; sanığın, katılanı aradığı gün, ….’nin ifadesinin kimlik ve iletişim bilgileri kısmında bulunan halen kullandığını beyan ettiği telefon numarasını da aradığının görüldüğü, dolayısıyla sanığın olay tarihinde telefonun kayıp olduğu ve kullanmadığına ilişkin beyanının doğru olmadığı, böylelikle sanığın katılana yönelik cinsel taciz suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmakla 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın eylemini posta ve elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıkla ve teşhir suretiyle işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri gereğince cezası artırılmıştır. Sanığın geçmişi, fiilinden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılmamıştır. Sanığın tekerrüre esas olan sabıkalarının olması, sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılmamıştır. Sanığın tekerrüre esas olan sabıkalarının olması, yargılama süresince bir pişmanlık görünmediğinden ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığından sanık hakkında verilen hapis cezası ertelenmemiş ve seçenek yaptırımlara çevrilmemiştir.

4. Her ne kadar sanığın katılana yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle bu suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/402 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.