Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18268 E. 2023/1226 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18268
KARAR NO : 2023/1226
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.09.2015 tarih ve 2015/5126 Esas sayılı iddianamasi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemli … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Mahkeme tarafından öncelikle tanık … hakkında suç duyurusunda bulunularak tanık … hakkında kamu davası açılması halinde her iki davayı birleştirerek ve tüm delilleri bir bütün halinde değerlendirerek karar vermesi gerekirken, bu işlemleri yapmayarak karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, olayda kullanılan telefonun sanığa ait olması, Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanında sanığın telefonunun başkası tarafından arandığını belirtmemesi, yine sanığın yargılama aşamasındaki beyanında; tanık …’in, telefonunu alarak yanında katılanı aradığını belirtmesi hususu bir bütün halinde değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın, katılanı aradığı, sanık ve tanığın birlikte hareket ederek, sanığın tanıdığı olan katılanı, sanığın bilgisi ve rızası olmadan tanığın aramasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi; “Sanık hakkında cinsel taciz suçundan dolayı dava açılmış ve sanık hem hazırlık aşamasında hem de yargılama aşamasında suçunu inkar etmiş, suçun … tarafından işlendiğini beyan etmiştir.
Sanığın suçunu inkar içerir istikrarlı beyanları, katılanın telefon açılarak taciz edilmesi, telefon açıldığı anda arabada sanık haricinde … ile …’in de bulunması, hem sanığın hem de tanık …’nin suçu …’in işlediğine yönelik beyanları, dava açıldıktan sonra sanığın tanık olan arkadaşları ile birlikte …’e katılandan özür diletmek amacıyla …’in ikametgahına gitmeleri, …’in babası ile görüşmeleri, sanığın, …’e iftira atmasını gerektirecek dosyaya yansıyan bir husumetin olmaması, tanık beyanlarının da sanık beyanlarını destekler mahiyette olması, suçun sanık tarafından işlendiği yönünde mahkememizde şüphe uyandırmış ve bu şüphe sanık lehine değerlendirilmiştir.
Sanığın ve tanık …’in arabada dava konusu sözlerin … tarafından söylendiğine yönelik beyanları, sanığın dava açıldıktan sonra tanık olan arkadaşları ile birlikte …’in ikametine gitmeleri, söz konusu suçun mahkememizde … tarafından işlendiği kanaatini uyandırmış ve karar kesinleştiğinde … hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis kılınmıştır. ” gerekçeleriyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. İlk derece mahkemesinin kararında yer alan gerekçe içeriğine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.