YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18311
KARAR NO : 2023/915
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/219 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü madde uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde özetle: Delillerin müşteki lehine değerlendirilerek hüküm kurulduğu, müşteki tarafından atılan tahrik edici mesajların tespit edilmesi halinde lehine indirim sebebi olacağı, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin ailesi ile birlikte 2014 yılı Ağustos ayında İpsala ilçesinde bulunan teyzesine gittikleri ve babasının teyzesinin oğlu olan sanık ile tanıştıkları, sanığa … numarasını vermesi üzerine mağdurenin kullanımındaki telefona değişik tarihlerde “Su an a.cıgnı yaldığımı hayel edyrmm. Dusunsne??, Hep g.tten s.kerdim seni.bayılırdın zevkten.taki dizlerin tutmayana dek.yalardım.sürekli.dört köşe olurdun.inan buna.zevkin doruklarında olurdun hep.budala..” gibi bir çok defa mesaj gönderdiği tespit edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
1. Sanığın üzerine atılı eylemi suç tarihinde on sekiz yaşını ikmal etmeyen mağdureye karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yerine aynı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurulması,
2. Cinsel taciz suçunun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile belirlenen temel cezanın aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
3. İlk derece mahkemesince sanığın değişik zamanlarda mağdureye yönelik cinsel taciz eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirmesinden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alıp, 1/4’ten 3/4 oranına kadar cezada artırım yapılmasını öngören düzenlemeye göre müsnet suçtan verilen cezalarda söz konusu maddeye göre artırım yapılırken aynı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınıp, bu kapsamda somut ve denetime elverişli gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile belirlenen cezada en üst hadden artırım yapılması,
Bu hususlarda Tebliğname görüşüne iştirak olunmakla birlikte hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/219 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.