Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18343 E. 2023/381 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18343
KARAR NO : 2023/381
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/1204 Esas, 2016/912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkra, birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.11.2020 tarihli ve 14-2016/346351 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve cezasının paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın sanık aleyhine bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde marketten alışveriş yapıp evine dönmekte olan katılan mağdurenin yanına yaklaşan sanığın katılan mağdureye hitaben “… ben sizi sokağın başından beri takip ediyorum, bir çay içebilir miyiz…” dediği, katılan mağdurenin sanığa olumsuz cevap verip terslemesine rağmen sanığın katılan mağdureyi takip etmeye başladığı, bir süre sonra katılan mağdurenin arkadaşı olan bilgi sahibi …….’ye balkona çıkması için mesaj attığı, ……. ve tanık …….’nin sanığın, katılan mağdureyi takip ettiğini görüp sokağa çıkmaları üzerine, sanığın kaçarak uzaklaştığı olayda, sanığın eylemini cinsel amaçlı olarak gerçekleştirdiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkra ve ikinci cümlesi uyarınca cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel duygularını tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Uygulama maddesinin hüküm fıkrasında “105/1-2. cümle” yerine yazılı şekilde hatalı gösterilmiş olması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür.

3. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/1204 Esas, 2016/912 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.