YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18361
KARAR NO : 2023/1579
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5118 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/342 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi cinsel taciz kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure beyanına göre ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tarafsız tanık beyanının sanık savunmasını doğruladığına, şüpheye dayalı mahkûmiyet hükmü verilemeyeceğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, şartları oluştuğu halde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Sanık hakkında çocuğu cinsel yönden istismar suçundan dava açılmış ise de, mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşının tamamladığı ayrıca mağdur olduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin de gelişmiş olduğu, ayrıca cebir, şiddet veya iradeye etkileyen başka bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmış, mağdurenin kendi isteği ile gittiği sanığın iş yerinde bulunduğu sırada sanığın bizzat kendisini “seni özlüyorum arada sırada gel yanıma sana takı toka veririm” diye söylediği bu eyleminin ise cinsel istismardan ziyade TCK’nun 105/1 maddesinde tarifini bulan cinsel amaçlı olarak taciz etme suçunu oluşturacağı mahkememizce de kabul edilmiş, sübut bulan bu eyleminden dolayı cezalandırılması cihetine gidilerek…” şeklinde hüküm kurulmuştur.”
IV. GEREKÇE
Mağdurenin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, sanığın tevilli ikrar içeren savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın dükkanına çağırdığı mağdureye sarılarak kalçasına dokunması şeklinde gerçekleşen ani ve kesintili, süreklilik arz etmeyen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkûmiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/342 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.