Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18446 E. 2023/1642 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18446
KARAR NO : 2023/1642
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/578 E., 2016/234 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/578 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2020 tarihli ve 14-2016/339593 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi kapsamında sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması ya da kanuni unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması yerine bu eylemden suç duyurusunda bulunulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller bir bütün olarak incelendiğinde; her ne kadar sanık hakkında cinsel taciz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı, şüpheden başka, başta tanık delili olmak üzere delil bulunamadığı ve sanığın savunmasının aksi ispat edilemediğinden “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verilerek, sanığa atılı eylemin mevcut dosya kapsamına göre kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunu oluşturma ihtimaline binaen sanık hakkında gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmasında katılanın eski eşi olan Turgay ile aynı evde bir yıl kaldıklarını, bu süreçte telefonu bu kişinin kullanmış olabileceğini iddia etmesi karşısında, Turgay isimli kişinin açık kimlik bilgileri tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine istinaden Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/578 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.