Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18497 E. 2023/748 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18497
KARAR NO : 2023/748
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/1014 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 eşit taksit halinde 5.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.12.2020 tarihli, 14-2016/371248 sayılı basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği ve eksik cezaya hükmedildiği yönünde bozma isteyen Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: Sanığın aşamalarda vermiş olduğu beyanların çelişkisiz olduğu, ev aramak için o saatte oradan geçtiğini samimi olarak beyan ettiği, somut deliller değerlendirilmeden sanık hakkında mağdurenin çelişkili beyanları gözardı edilerek mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231 maddesinin uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
2-Katılan mağdure vekili temyiz isteminde özetle: Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure …’nın olay günü okumakta olduğu … İlköğretim okulundan saat 13.15 sıralarında çıktığı, … Mah, … Caddesi, … Sokak üzerinde evine doğru yürüdüğü esnada sanığın kullandığı … plakalı araçla mağdure …’ya sol tarafından yaklaştığı ve “Semerkant evleri nerde” diye sorduğu, mağdure …’nın tarif ettiği, sanığın ısrarla “arabaya bin beni sen o adrese götür” dediği ve bu sırada da cinsel organı pantalonundan çıkarmış eliyle tutuyor vaziyette olduğu, mağdure …’nın sanığı bu şekilde görünce korktuğu ve “hayır” dediği, bunun üzerine sanığın mağdure …’ya araca binmesi için daha fazla ısrarda bulunduğu, mağdurenin olay yerinden koşarak uzaklaşmaya başladığı, sanığın tekrar aracı ile mağdurenin peşinden gidip yanından geçerken yavaşlayarak araç içerisinden “özür dilerim” diyerek uzaklaştığı, mağdurenin ağladığını gören şahısların sorması üzerine mağdurenin olayı anlattığı ve olayı annesine telefonla haber verip bu şahıslarla birlikte beklediği sırada annesinin araması ile olaydan haberdar olan babası katılan …’ın olay yerine geldiği, şikayette bulundukları, olay sırasında sanığın olay bölgesinde bulunduğuna dair … plakalı araca ilişkin kamera kayıtlarının dökümü ile anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve sanığa atılı suçu düzenleyen madde de öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/1014 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.