YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18547
KARAR NO : 2023/1894
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karasu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/239 Esas, 2016/520 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 nci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkranın (d) bendi uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2-Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.12.2020 tarihli ve 14-2016/357146 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Suçu işlemediğine, telefonunu başkası tarafından kullanılmış olabileceğine, yetersiz araştırma yapıldığına, ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Tüm deliller toplanmış olup toplanan delillerin değerlendirilmesinde: Sanığın kendisine ait 542 ** ** numaralı telefondan, katılana ait 536 ** ** numaralı telefonu 20/10/2015 ve 21/10/2015 tarihinde arayarak ‘Aşkım cicim dudaklarını yalarım öperim’ şeklinde elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle zincirleme olarak cinsel tacizde bulunduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılama neticesinde sabit olmakla sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmeyip, fındık işçilerinden birilerinin aramış olabileceğini söylemiş ise de, katılanın birden fazla arandığı ve katılan beyanında sanığın ses tonuyla kendisini arayan kişinin ses tonunun aynı olduğunu belirtmesi üzerine, sanığın suçlamadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın sabıkalı olmasına, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/15 Es – 2012/227 Kr sayılı ilamı ile hükümlü olmasına, yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizce olumlu kanaate varılamamasına göre sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından TCK 51 ve CMK 231 maddeleri uygulanmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/239 Esas, 2016/520 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.