Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/19604 E. 2023/6155 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19604
KARAR NO : 2023/6155
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/472 E., 2016/170 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan mağdurun kanuni temsilcisinin duruşmada suça sürüklenen çocuk …’den şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümler yönünden incelenmesine karar verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/472 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

b) Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle suça sürüklenen çocukların alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğine, her iki suça sürüklenen çocuğun suça iştirak ettiğine dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocukların üzerilerine atılı suçu işlemediklerine, suça sürüklenen çocuk …’ın cezai sorumluluğunun olmadığına, mağdurun ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan mağdur …’in babaannesi olan tanık …’in, katılan mağdurun öğrenim gördüğü okulda müdür olarak görev yapan …’i arayarak katılan mağdurun ve suça sürüklenen çocuk …’ın aynı servisle gitmemelerini, köyde kötü bir olay yaşadıklarını söylemesi üzerine, …’in 20.05.2014 günlü ihbarı ile soruşturmaya başlandığı, olay günü olan 19.05.2014 günü katılan mağdurun kardeşi … … ve kuzenleri …, … ile okul bahçesinde oyun oynadıkları sırada yanlarına suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın geldikleri, katılan mağduru zorla okul binasının içerisine götürdükleri ve burada suça sürüklenen çocuk …’in kapıda gözcülük yaptığı, suça sürüklenen çocuk …’ın da katılan mağdurun zorla pantolon ve külotunu indirterek, eğilmesini söylediği, katılan mağdurun eğilmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun cinsel organını katılan mağdurun makatına temas ettirdiği, okul bahçesinde bulunan kuzeni …’in ”…” diye seslenmesi üzerine katılan mağdur ile suça sürüklenen çocukların okul içerisinden çıktıkları, şeklinde olayların geliştiği,

2. Suça sürüklenen çocuk … aşamalardaki savunmalarında; olay günü okul bahçesinde oyun oynadıklarını ancak katılan mağdur …’a yönelik herhangi bir cinsel girişimde bulunmadığını özetle ifade ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; tanıklar …, … ve …’in soruşturma aşamasında alınan beyanlarında suça sürüklenen çocukların katılan mağduru okul binası içerisine götürdüklerini ifade ettikleri, katılan mağdurun suça sürüklenen çocuklara iftira atmasını gerektirir dosyaya yansıyan bir nedenin bulunmayışı, dosyada mevcut raporların bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuk …’ın katılan mağdura yönelik zorla basit cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varıldığı ve suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan mağdura yönelik cinsel amaçla ve birden fazla kişiyle çocuğun hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden cezalandırılmasına,

3. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … hakkında zincirleme olarak basit cinsel istismar suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; katılan mağdurun duruşmadaki beyanında, suça sürüklenen çocuk …’in kendisine yönelik cinsel eyleminin bulunmadığını, kapıda gözcülük yaptığını beyan etmesi karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin bu haliyle zorla basit cinsel istismara feran iştirak etmek suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığından ve suça sürüklenen çocuk’un katılan mağdura yönelik sabit olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan asli fail olarak sorumlu olduğundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdur Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Kovuşturma aşamasında on bir yaş içerisinde bulunan mağdurun yasal temsilcisi olan babasının duruşmada gelerek suça sürüklenen çocuk … yönünden şikâyet ve katılma taleplerinin bulunmadığını belirttiklerinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen … hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, anlaşılmakla, katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurun aşamalarda suça sürüklenen çocukların eylemlerini 18.05.2014 pazar ve 19.05.2014 pazartesi tarihinde gerçekleştirdiğini beyan etmesine rağmen, mağdurun babaannesi olan tanık …’nın mağdurun pazar günü hiç evden çıkmadığına ilişkin beyanı, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığında her iki günde suça sürüklenen çocuk … ve …’ın birlikte kendisini okula zorla soktuklarını ve organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduklarını beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasında Mahkeme huzurunda suça sürüklenen çocuk …’in kapıyı tuttuğuna ve bir şey yapmadığına ilişkin beyanı, suça sürüklenen çocuklar hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda sosyal çalışmacının mağdur ile yaptığı görüşmede; mağdurun sadece suça sürüklenen çocuk … tarafından istismara uğradığına ilişkin beyanı nazara alındığında sınır mental kapasite de olan mağdurun beyanlarının aşamalarda çelişkili olması, Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarının mağurdan alınan retum ve anal sürüntü örenkleri üzerinde belirlenen genotip özelliklerinin ve mağdura ait olduğu belirtilen iç çamaşırının 6 numara verilen bölgesi üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek üzerinde belirlenen genotip özelliklerin suça sürüklenen çocukların genotip özelliklerinden farklı ve başka bir erkek şahsa ait olduğuna dair 18.06.2014 tarihli rapor içeriği, tanıkların görgüye dayalı olmayan beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocukların üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocukların beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Mağdur Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE

B. Katılan Mağdur Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölünde açıklanan nedenle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/472 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.