YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19613
KARAR NO : 2023/3574
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Katılan vekilinin kanunen talepte bulunma hakkı bulunmadığından, vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2015 tarihli 2015/35 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/94 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararı ile sanığın müsnet suçlardan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2021 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükümlerin “onanması” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın katılanı taciz ve tehdit ettiğinin tanık beyanları ile de sabit olduğuna, aynı zamanda sanığın katılanı iş yerine gitmesini cebir ve tehditle engelleyerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlendiğine, adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında verilen beraat kararının sanığı mükafatlandırdığına ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında yol verme meselesi yüzünden yaşanan tartışma esnasında, arabasının içinde camı açarak katılana öpücük attığı ve göz kırptığı, kafasını salladığı, akabinde ”Araçtan inersem seni burda sinkaf ederim”, ”Senin a..na koyarım, sen görürsün, seninle görüşeceğiz”, ”Seni sinkaf ederim, senin a..na koyarım, seninle görüşeceğiz” dediği iddiası ile sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı görülmüştür.
2. Mahkemece yargılama sonunda inkara yönelik savunması, tanıkların sanığın katılana cinsel tacizde bulunduğu ve tehdit ettiği konusunda bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, görüntü izleme tutanağından da sanığın katılana yönelik cinsel taciz ve tehdit eylemini gerçekleştirdiği konusunda bir bilginin anlaşılamadığı, bu konuda katılanın soyut iddiaları dışında sanığın mahkumiyetine yetecek her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı belirtilerek sanığın beraatine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Savunmalar, katılanın beyanları, tanık anlatımları ile görüntü izleme tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla mahkemece sanığın tehdit suçundan beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın beyanları, oluşa dair beyanları doğrulayan savunma ve tanık anlatımları ile görüntü izleme tutanakları ve dosya kapsamına göre, katılanın aracı ile yolu kapatan ve geçişe engel olan sanıktan yol istemesi, sanığın yol vermemesi ve devamında aracının kapısını açarak katılana tepki göstermesi üzerine olayın büyümesine engel olmak amacıyla aracıyla ters şeride girerek çalıştığı belediye binasının önüne geldiği, sanığın da aracı ile katılanı takip edip, belediye binası önünde aracından inen katılanın yanına giderek burada cadde üzerinde hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinde sanığın oluşa göre devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanu’nun 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu; bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/94 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/94 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.