Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/19712 E. 2023/4236 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19712
KARAR NO : 2023/4236
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli, 2015/182 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci, ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Suçun kendisi tarafından işlenmediği, tanık sıfatıyla dinlenen Hakan’ın mesajlarının doğru olmadığının aksine bir delilin mevcut olmadığı, bu hususta araştırma yapılmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak verilen cezanın gerekçesinin anlaşılmadığı gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kullanmış olduğu 0541 …. 14 telefon numarasından katılanın kullanmış olduğu 0542 … 11 nolu telefona 04.11.2014 tarihinde gece ve gündüz saatlerinde 20’nin üzerinde mesaj gönderilmiş olduğu, telefonun sanığa ait olduğunun sanığın ikrarından ve kayıtlarından anlaşıldığından katılanın huzur ve sükununu bozduğunun kabul edildiği, ayrıca yaklaşık 4-5 gün boyunca katılanı telefonla aradığı ve telefon aramaları engellenince mesajları gönderdiği anlaşılmakla zincirleme suç hükümleri uyarınca artırıma gidildiği, sanığın katılana yönelik ”dengesiz” ve ”amk” şeklinde birden fazla tahkir edici mesaj gönderdiği anlaşılmakla hakaret suçunu zincirleme şekilde işlediğinin kabul edildiği, sanığın katılana gönderdiği ”slm am.nı ylarım gzlm nonu fe edep aldım cvp” şeklindeki mesajın cinsel taciz suçunu oluşturduğu, sanığın eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasından artırıma gidildiği, sanık savunmasında şikayete konu mesajların tanık olarak dinlenen Hakan tarafından atıldığını, Hakan’ın telefonunu 5 dk lığına istediğini bu nedenle telefonunu kendisine verdiğini, mesajların da bu arada atıldığını, bu eyleme ilişkin Hakan’ın kendisine attığı özür mesajlarını mahkemeye delil olarak sunduğunu beyan etse de sanık tarafından sunulan mesaj çıktılarının incelenmesinde mesajların 23.09.2015 tarihinde gönderildiği ve tamamen sanığı suçtan kurtarmaya yönelik mesajlar olduğunun anlaşıldığı, tanık Hakan’ın mesajları kabul etmediğini ve Zümrüt’e o tarz mesajlar göndermediğini beyan ettiği, olayın gerçekleştiği tarihin 04.11.2014 olduğu, bu tarihte katılanın şikayette bulunup soruşturma başladığı ve 13.07.2015 tarihli iddianame kabul kararı ile kovuşturma başladığı anlaşılmakla olayın üzerinden 11 ay geçtikten sonra eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen Hakan’ın sanığa özür mesajı atması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca sanık savunmasında telefonunu 5 dakikalığına Hakan’a verdiğini iddia etmiş ise de mesajın ilk atılış saati 23:54 son atılış saati ise 16:58 olduğu, bu saatler arasında sanığın telefonunun Hakan’da olduğunun kabulü sanığın savunmasına aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla hayatın olağan akışına aykırı suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek suçların sanık tarafından işlendiğinin kabul edildiği, sanığın sabıkasına esas ilamların incelenmesinde Türkiye’nin farklı bir çok yerinde bu tarz suçlardan dolayı yargılanıp ceza aldığı anlaşıldığı, sanığın rastgele bir numara çevirip karşıdaki kişiyi rahatsız etmeyi, hakaret ve cinsel taciz içeren sözler sarfetmeyi alışkanlık haline getirdiği, hakkında verilen onca ceza hükmüne rağmen sanığın suç işlemekten çekinmediği,katılanın kendisini savcılığa şikayet etmekle uyarmasına rağmen uyarıyı dikkate almayarak ”al yine yazılıyo” ”git ver hadi” demek suretiyle ceza sistemini hafife aldığı, sanığın suç işlemedeki yoğunluk ve kastı, uyarıya rağmen ceza sistemini hafife almak suretiyle eyleminden vazgeçmemesi, suça eğilimli kişiliği ve benzer suçlardan birden çok kaydı bulunması gibi hususlar dikkate alınmak kaydıyla alt sınırdan uzaklaşılarak hükümler kurulduğu, sanığın sabıkalı kişiliği ve savunmasında suçtan kurtulmaya yönelik beyan ve çabaları göz önünde bulundurulduğunda hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik
1. Tekerrüre esas alınan ilamda yer alan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde düzenlenen tehdit suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın, katılana hakaret ve cinsel taciz içerikli mesajlar göndermesinin dışında farklı zamanlarda ve birden çok kez cep telefonunu araması ve mesaj göndermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından “Israr” unsuru kapsamında kalması karşısında, suç kastının yoğunluğunun temel cezanın belirlenmesi sırasında göz önünde tutulması ile yetinilmesi gerekirken uygulama yeri bulunmayan zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Cinsel Taciz ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli, 2015/182 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli, 2015/182 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.