Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/22188 E. 2021/8080 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22188
KARAR NO : 2021/8080
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuklar), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (suça sürüklenen çocuklar …, …, … ile …)
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuklar … ile …’ın atılı suçlardan beraatlerine; suça sürüklenen çocuklar …, …, …, … ile …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, suça sürüklenen çocuklar …, … ile …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkeme tarafından 25.06.2015 günü katılan …’ın yüzüne karşı verilen hükümlerin vekili tarafından, CMUK’nın 310/1. maddesinde düzenlenip, tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunulan 31.07.2015 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, … ile … müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Mahkemece kurulan hükümlerin Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ile mağdurenin on beş yaşını tamamlamasına Aralık 2013 tarihli eylemler yönünden az bir süre, 24.03.2014 tarihli eylemler bakımından ise bir gün kaldığı, 24.06.2014 tarihinde de on beş yaşını tamamladığı gözetilerek suça sürüklenen çocukların mağdureye yönelik eylemlerini hangi tarihlerde ne şekilde kaç kere gerçekleştirdikleri hususları ayrı ayrı tespit edilip, sabit görülen fiilleri ile bunun hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve bu ilkelere uyulmadan kurulan hükmün CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mağdure ve suça sürüklenen çocukların mağdurenin yaşı konusundaki beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 31.12.2014 tarihli raporda mağdurenin 24.03.2014 tarihli eylemlerden dolayı ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, hangi suça sürüklenen çocuğun eyleminden dolayı ruh sağlığının bozulduğu veya her bir tarihteki eylemler sebebiyle ruh sağlığının ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında raporda açıklık bulunmadığı gibi cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çocukların, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, TCK’nın 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve cinsel istismar eyleminin zora dayalı olmayan şekilde gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuklar tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmelerinin söz konusu olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuklar haklarında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.