YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2243
KARAR NO : 2023/1599
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2014 tarihli ve 2013/116 Esas, 2014/177 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan … ***’e karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat,
b) Sanıklar … ve … hakkında katılan … ***’e karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat,
kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.07.2017 tarihli ve 14-2014/408753 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin okuma yazma bilmediği için ve yaşadığı travma nedeniyle ifadelerinde olay zamanını net ifade edemediğine, mahkemenin olay günü tarihini yanlış belirlediğine, savunma tanıklarının ifadelerinin çelişkili olduğuna, dosyaya sundukları sanık … hakkındaki başka mahkemenin gerekçeli kararına göre sanık … ile mağdurenin eşinin olay günü ormana ağaç kesmeye gittiğinin ispatlandığına, dosyaya sunulan TİB kayıtlarının da mağdurenin doğru söylediğini gösterdiğine ve diğer sebeplere ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan ve eşiyle sanıklar arasında önceye dayalı bir husumet olmadığına, katılanın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, katılanın olay günü atılı suçların meydana geldiği eve gittiğine ve olay sırasında darp edildiğine dair adli raporlar olduğuna, mağdurenin yaşadığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna, ayrıca küçük bir yerleşim biriminde yaşayan katılanının böyle bir isnatta bulunamayacağına ve diğersebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ” İddianame anlatımı, sanıklar … *****, … ***** ve … *****’in savunmaları ile birlikte katılan … ***’ün beyanı yanında, mağdurenin eşi … ***’ün beyanı, mahkememizce dinlenen tanıklar … *****, … *****, … ***, … ***, … *****, … ***, … ***, … ******, … ****** ve … ***’ün yeminli anlatımı içerikleri, mağdureye yönelik genel adli muayene raporu yanında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş raporların içeriği, cinsel saldırının gerçekleştiği iddia olunan odadaki yatak örtüleri üzerinde sanık … ve mağdureye yönelik biyolojik artıkların var olup olmadığına ilişkin rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı içeriğine göre; Sanık … *****’in diğer sanık … *****’in amcası olduğu, sanık … *****’in ise sanık … *****’in eşi olduğu, mağdure … ***’ün 25/05/1979 Terme doğumlu olduğu, eşi müşteki … *** ile 22/07/1997 tarihinde evlendikleri, bu evlilikten ikisi kız olmak üzere beş çocuğunun dünyaya geldiği, cinsel saldırının gerçekleştirildiği iddia olunan sanık … *****’in evinin müşteki … ***’ün evine yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunduğu, mağdure … ***’ün mahkememizce tanık olarak dinlenen eltisi … *** ile aynı binada oturdukları, müşteki … ***’ün kardeşi tanık … *** ile evlerinin 10 metre uzaklıkta bulunduğu, sanıklar, katılan ve müşteki ile tanık anlatımları içeriklerinden anlaşılmıştır. Dosyamız tanıkları ile sanıklar ve katılanın anlatımı içeriklerinden, iddia olunan cinsel saldırı öncesinden sanık … ***** ile katılan … ***’ün eşi müşteki … *** arasında (özellikle tanık … ***’ün anlatımı içeriğine göre); sanık … *****’in Ziraat Odası seçimlerinde delege adayı olduğu, katılanın eşi müşteki … ***’ün ise bu seçimlerde … *****’i desteklemeyip, akrabası olan başka bir şahsı desteklediği, bu nedenle taraflar arasında bir soğukluğun oluştuğu, ayrıca tanık … *** ile müşteki … ***’ün bankadan 7.000 TL kredi çektikleri, çektikleri bu kredinin 4.000 TL’sinin … *** tarafından kullanıldığı, bu kredi sözleşmesine dosyamız sanığı … *****’in kefil olduğu, krediden kaynaklanan borcun … *** tarafından ödenmemesi nedeniyle borcun 15.000 TL’ye çıktığı, bu paranın kefil olması sebebiyle … *****’ten de istendiği, paranın ödenmesine yönelik … ***** ile … *** arasında tartışmanın olduğu anlaşılmış ise de, her iki olay nedeniyle … *** ile … *****’in birbirlerine fiili saldırı olacak şekilde kavga etmedikleri gibi, hakarete varan ağız münakaşası şeklinde de tartışma yapmadıkları, her iki olayın taraflar arasında husumet boyutuna varacak niteliğin, husumet kazanmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmış bulunmasına göre, dosyamız sanığı … *****’in bu olaylardan kaynaklı intikam almak amacıyla … ***’ün eşine cinsel saldırı gerçekleştireceği yolunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmadığı, bununla birlikte … *** ile eşi katılan … ***’ün sanık …’a ve özellikle aralarında geçmişe dayalı hiçbir tartışma olmadığı anlaşılan ve … *****’in eylemine yardım ettikleri gerekçesiyle haklarında kamu davası açılan sanıklar … ***** ve … *****’in suç isnadını haklı gösterecek dosya içerisine yansımış delilin de var olmadığı anlaşılmıştır. Dosyamız katılanı mağdure … ***’ün 28/06/2011 tarihli jandarmada verdiği ilk ifadesinde, olay tarihi itibariyle … *****’in saat 09.00’da eşiyle beraber ağaç kesmeye gittiğini, …’in kendisine eşi …’nin fasulye tohumu vereceğini, fasulye tohumlarını kendi bahçesine dikmesini istediğini, bu nedenle … *****’in evine gittiğini, evde … *****’in olduğunu, 5 dakika oturduktan sonra yanlarına sanık … *****’in eşi … *****’in geldiğini, akabinde … *****’in geldiğini, kendisinin kolundan tutarak evin üst katına zorla çıkardığını, kendisini yere yatırdığını, yüzüne ve vücudunun çeşitli yerlerine yumrukla vurmaya başladığını, ellerini ve ayaklarını bağlayarak kendisine iki kez tecavüz ettiğini, aynı gün akşam saat 17.00 sıralarında kendisini bıraktığını söylemiş iken, talimatla alınan beyanı içeriğinde, sanık … *****’in evine gittiğini aynı şekilde anlattığını, ancak … *****’in evine 8 yaşındaki kızını alarak gittiğini beyan ettiği, silahın kabzası ile yüzünün ve diğer bölgelerine sanık …’ın vurduğunu, baygınlık geçirdiğini, uyandığında alt tarafının çıplak olduğunu, daha sonra üzerini giyinerek evden ayrıldığını, eve gittiğinde yüzündeki kızarıkların sebebini eşi … ***’ün kendisine sorduğunu, eşi …’a alerjiden kaynaklı olduğunu ifade ettiğini söylemiş iken mahkememizin 01/11/2013 tarihli celsesinde alınan beyanında ise, sanık …’in evine gidiş aşamasını aynı ifade ettikten sonra sanık … *****’in kolundan tutarak zorla ahşap merdivenlerden üst kata çıkardığını, üst kattaki odaya götürdüğünü, odadaki divanda olduğunu, divana zorla yatırdığını, kollarını ranzanın bacaklarına iple bağladığını, eteğini ve altındaki eşofmanını çıkardığını, sanık …’ın da kendi pantolonunu ve kilodunu çıkardığını, bu aşamada kendisinin direndiğini, ancak direnince kendisini dövdüğünü, eliyle vurduğunu, sonra normal yoldan ırzına geçtiğini, akabinde dışarı boşaldığını, ancak yere mi, yoksa peçeteyi mi boşaldığını hatırlayamadığını, bu şekilde iki kez sanığın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu, akabinde kendisini bıraktığını, bıraktığı esnada sanık …’ın eşi … ile beraber diğer sanık …’in eşi sanık …’nin alt katta olduğunu beyan ettiği ancak hazırlık aşamasındaki ilk beyanında saat 09.00 itibariyle sanık …’in evine gittiğini beyan etmiş iken, bu kez mahkememizdeki beyanında saat 07.30’da sanık …’in evine gittiğini, kendi evlerine döndüğünde ise öğle vakti olduğunu, ezanın okunmadığını, 5-6 dakika sonra ezanın okunduğunu, sanık … ile kendilerine ait evin arasının yaklaşık 100 metre mesafe içerdiğini beyan ettiğinin anlaşılmış olmasına göre, dosyamız sanığı … *****’in katılan … ***’ü diğer sanıklar … ***** ve … *****’in yardımlarıyla sanık … *****’in evinin üst katına çıkartarak zorla ırzına geçtiği, katılanın direncini kırmayı aşacak şekilde mağdureye yönelik müessir fiil eyleminde bulunduğu ve katılanın hürriyetinden yoksun bıraktığına yönelik, diğer sanıklar … ve … *****’in sanık …’ın bu eylemlerine yardım etmek suretiyle iştirak ettikleri gerekçesiyle cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; katılanın anlatımı dışında sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair delil bulunmadığı, bununla birlikte katılanın tüm aşamalardaki kendisine yönelik gerçekleştirildiği iddia olunan cinsel saldırı eyleminin gerçekleştiriliş şekli, gerçekleştiği zaman dilimi, sanık … *****’in evine geldiği zaman ile ayrılma zamanı, sanık … ***** tarafından kendisine yönelik müessir fiilin nasıl gerçekleştirdiğine yönelik anlatımı ile bu eylemler sonucu vücudunda oluşması gereken yaralanmaların niteliklerine yönelik birbirleriyle çelişik anlatımları dikkate alındığında, sanık … *****’in müsnet suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, mağdurenin sanık … ile diğer sanıklara suç isnadında bulunmasını gerektirir önceye dayalı bir husumet tespit edilmesi ve bu durumun sanık aleyhine şüphe oluşturmakta ise de, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği dikkate alındığında, sanıkların cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş bulunmasına göre sanıklar … *****, … ***** ve … *****’in müsnet suçlardan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının e bendine göre beraatlerine karar verilmesi gerekmiş.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Katılan …’ye Karşı Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Saldırı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Katılan …’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan, Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu kasten yaralama ve sanık …’ın tehdit eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.09.2013 tarihli beraat kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Katılan …’ye Karşı Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Nitelikli Cinsel Saldırı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve 2013/116 Esas, 2014/177 Karar sayılı kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Katılan …’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan, Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve 2013/116 Esas, 2014/177 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.