YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22855
KARAR NO : 2023/181
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince katılan mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile bu karar hakkında istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu hükmün temyizinin mümkün olmadığı, verilen temyiz dilekçeleri içeriklerinden mağdurlar …, … ile …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin ise temyiz edilmedikleri belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdurlar … ile …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve katılan mağdurlar … ve …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir
oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2021 Tarihli ve 2020/166 Esas, 2021/237 Karar Sayılı Kararı ile
Sanık hakkında
a) Katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) Katılan mağdurlar … ve …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istimarı suçundan mağdur sayısınca iki kez olmak üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten on altışar yıl sekizer ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdur …’a yönelik çocuğun cinsel isitsmarı suçundan da 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.04.2021 Tarihli ve 2021/577 Esas, 2021/705 Karar Sayılı Kararı ile
a) Katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur … müdafiin istinaf başvurusunun, esastan reddine,
b) Sanık hakkında, katılan mağdurlar … ve …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istimarı suçundan ve katılan mağdur …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde zorunlu vekil ücretlerinin de sanıktan tahsil edilecek yargılama gideri olarak kararın yargılama giderleri kısmındaki bölüme eklenerek düzeltilmesi suretiyle sanık müdafii ve katılan mağdurlar …, … ve … … vekilleri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Bakanlık Vekilinin Temyiz Nedenleri; sanık hakkında kurulan makumiyet hükümlerini aleyhe temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında hükümler kurulurken alt sınıra yakın bir ceza verilmesi, verilen hapis cezalarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesine göre indirim uygulanması, vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
B) Sanık Müdafiin Temyiz Nedenleri; sanığın mağdurlara yönelik olarak atılı çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mağdurların aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle sanık hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, suça konu el yapımı makaron sigara ve tütün ürünleri satılan yerde keşif yapılmaması, sanığın çalıştırdığı işyerinin karşısında bulunan çay ocağını işleten esnaf arkadaşının dinlenmemesi, mağdurların kullandıkları cep telefonları hakkında iletişimin tespiti işlemlerinin yapılmaması, önceki cinsel muayene raporlarının yetersiz oldukları gözetilerek mağdurlar hakkında usulüne uygun şekilde yeni raporlarının aldırılmaması hususlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C) Katılan Mağdurlar Vekillerinin Temyiz Nedenleri; mağdurlar …, … ve … …’a yönelik cinsel istismar suçları nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulurken alt sınıra yakın bir ceza verilmesinin ve verilen hapis cezalarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesine göre indirim uygulanmasının, ayrıca katılan mağdur …’e karşı sanığın her iki atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından sabit olduğu ve bu suçlardan dolayı da üst hadden ve takdiri indirim maddesi uygulanmadan cezalandırılması gerekirken ayrı ayrı beraatine hükmolunmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Vaki temyizlerin kapsamlarına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanığın Uşak merkez Sarayaltı Mahallesi … Caddesi No:1/6 sayılı adreste faaliyet gösteren Tütün Evi isimli iş yerini işlettiği, mağdurların da bu iş yerinden yaşları küçük olmalarına rağmen tütün mamülleri temin ettikleri, bu kapsamda sanığın işlettiği dükkana gelip gittikleri,
1-Katılan …’a yönelik eylem: Katılanın 11.06.2006 doğumlu olup, suç tarihinde 12 yaşından büyük 15 yaşından küçük olduğu, 2019 yılı Aralık ayında katılan … ile katılan …’in sanığın işlettiği iş yerine gittikleri, iş yerinin içinde tütün, nargile gibi bazı malzemelerin bulunduğu küçük bir odanın bulunduğu, sanığın katılan … birlikte …’i bu odaya götürüp para ve tütün vereceğini söyleyerek pantalonlarını indirdiği, kendi cinsel organını … ve …’in ellerine tutturduğu, cinsel organını katılanın ağzına soktuğu, ardından anal yoldan cinsel organını mağdurun poposuna soktuğu, bu olaydan bir kaç gün sonra katılan …’ın katılan … ile birlikte dükkana gittikleri, aynı şekilde sanığın cinsel organını katılanın poposuna sokarak anal yoldan ilişkiye girdiği, 2019 yılı Aralık ayı sonunda veya 2020 yılı Ocak ayı başında mağdur … ve … ile ilişkiye girmek istediği ancak bunu yapamaması üzerine cinsel organını katılan …’ın eline tutturup mastürbasyon yaptırdığı, cinsel organını katılan …’ın ağzına soktuğu,
2-Katılan mağdur …’e yönelik eylem: Katılan mağdur …’in 24.05.2006 doğumlu olup, suç tarihinde on iki yaşından büyük on beş yaşından küçük olduğu, 2019 yılı Aralık ayında katılan mağdur … ile katılan …’in sanığın işlettiği iş yerine gittikleri, iş yerinin içinde tütün, nargile gibi bazı malzemelerin bulunduğu küçük bir odanın bulunduğu, sanığın katılan … birlikte …’ı bu odaya götürüp para ve tütün vereceğini söyleyerek pantalonlarını indirdiği, kendi cinsel organını … ve …’in ellerine tutturduğu, cinsel organını katılan mağdur …’in ağzına soktuğu, ardından anal yoldan cinsel organını mağdurun poposuna soktuğu, bu olaydan bir kaç gün sonra katılan …’ın katılan … ile birlikte dükkana gittikleri, aynı şekilde sanığın cinsel organını katılan …’in poposuna sokarak anal yoldan ilişkiye girdiği, 2019 yılı Aralık ayı sonunda veya 2020 yılı Ocak ayı başında mağdur … ve … ile ilişkiye girmek istediği ancak bunu yapamaması üzerine cinsel organını katılan … ve …’ın eline tutturup mastürbasyon yaptırdığı, cinsel organını katılan …’in ağzına soktuğu,
3-Katılan …’a yönelik eylem: 07.01.2020 günü saat 12.30 sıralarında öğle arasında katılan mağdurlar … ve …’in kendisinden sigara almasını istemesi üzerine katılan mağdur …’ın sanığın işlettiği iş yerine gittiği, sanığın katılan …’ı dükkanın hemen içindeki boş odaya götürdüğü, bir kaç kez yanağından öptüğü, dudağından öpmeye çalıştığı ancak izin vermemesi üzerine sanığın katılana herhangi bir para almadan sigara verdiği, katılan …’ın almış olduğu bu sigarayı arkadaşlarına dağıttığı, 08.01.2020 günü okul çıkışı saat 15.25 sıralarında katılan …’ın diğer kaıtlan mağdurlar …, … ve … ile birlikte sigara almak için bahse konu iş yerine gittikleri, … ve …’ın biraz geride beklediği, katılan …’ın ise … ile birlikte sigara almak üzere sanığın işlettiği iş yerine girdiği, sanığın … ve …’e bir şey yapmadığı, … …’ı öpmeye çalışıp tuhaf şekilde konuştuğu, ardından sigara ve bir miktar para verdiği, … ve …’ın iş yerinden ayrıldıkları, …’ın almış olduğu sigara ve parayı kendisini biraz ilerde bekleyen … ve … ile paylaştığı, ardından evine giderken katılan mağdur …’ın yeniden iş yerinin önünde sanıkla karşılaşıp yalnız olarak sanığın iş yerine girdiği, sanığın katılan mağdur …’ı iş yerinin hemen içinde bulunan boş odaya götürerek yanaklarından öpüp dudağından öpmeye çalıştığı, pantolonunun fermuarını indirerek cinsel organını çıkarıp katılan mağdurdan tutmasını istediği ancak mağdurun kabul etmemesi üzerine mağduru öpmeye devam ederek eliyle kendisini tatmin edip mastürbasyon yapmaya başladığı, mağdura hitaben “beni boşalt, gel sevişelim, sevgilim ol” dediği, dükkana müşteri gelmesi üzerine sanığın pantolonunu yukarıya çekerek odadan çıkıp dükkandaki müşteri ile ilgilendiği, bundan yararlanan katılan mağdur …’ın iş yerinden dışarı çıktığı,
4-Katılan …’e yönelik eylemler: Sanık hakkında katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; çocuğun cinsel istismarı suçu bakımından katılan mağdur …’in kollukta vekil ve sosyal çalışmacı marifetiyle alınan 10.01.2020 tarihli ifadesinde dükkana bir kaç kez gittiklerini, ancak sanığın kendisini elleyemediğini beyan ettiği, duruşmada alınan ifadesinde de sanığın kendisine bir şey yapamadığını, buna izin vermediğini beyan ettiği, sanığın hakkındaki suçlamaları kabul etmediği, bu eylem nedeniyle sanığın savunmasının aksini kanıtlayacak nitelikte mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönunden de, mağdurun suça konu dükkanda zorla tutulduğuna, ya da dükkandaki bir odanın kapısı kilitlenerek alıkonulduğuna, bu şekilde hürriyetinden yoksun bırakıldığına dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla atılı suçlardan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.” şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, katılan mağdurlar …, … ve …’a barodan atanan zorunlu vekil ücretlerinin de yargılama gideri olarak mahkum edilen sanığa yükletilmesi gerektiği hususu gözetildiğinde, toplam 4608 TL olan bu giderin de sanıktan hazine adına tahsil edilmek üzere hükmün yargılama giderleri kısmındaki bölüme eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan mağdur … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur …’e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin beraat kararına yönelik gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan mağdur … vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmayıp hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu ile Katılan Mağdur …’a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Mahkemece temel cezaların “Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, kastının ağırlığı göz önünde bulundurularak takdiren” şeklindeki dosya kapsamıyla da uyumlu gerekçeye istinaden alt sınırlardan belirlenmesinde ve belirlenen cezalarda “Sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edildiğinden takdiren” şeklindeki yine dosya kapsamıyla uyumlu gerekçeye istinaden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hususu, hukuka aykırı bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdurlar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar … ve …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu ile Katılan Mağdurlar … ve …’e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2021/577 Esas, 2021/705 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdurlar vekillerinin temyiz sebepleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.