YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23458
KARAR NO : 2023/518
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
Sanığın temyiz istemi yönünden usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kısmen temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2015 tarihli ve 2015/8604 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2017/694 Esas, 2017/660 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.06.2021 tarihli ve 14 – 2017/31695 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının eksik ve yetersiz inceleme ile verildiğinden hükmün temyizine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 3 üncü ve 61 nci maddelerine uygun ceza verilmediğine, cezanın fahiş olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü sanığın, … merkezinde bulunan spor salonuna gelen ve içeri girdiği sırada telefonla konuşan katılanın arkasından gelip katılının ağzını kapatarak duvara sıkıştırıp, cebir kullanıp yere düşmesini sağladıktan sonra yere düşen katılanın eteğini yukarıya doğru sıyırarak bacaklarına ve cinsel organına dokunması, katılanın bağırıp yardım istemesi üzerine bağırmasına aldırış etmeden bacaklarına ve cinsel organına dokunmaya devam etmesi, bir ara katılanı bırakarak yardıma gelen olup olmadığını kontrol etmek amacıyla pencerelere gitmesi üzerine katılan kaçmaya çalışırken katılanın yanına gelerek eteğini sıyırmaya çalışıp olay yerinden ayrılmasına müsaade etmemesi, ısrarlı bir şekilde cebir kullanarak katılanın yere düşmesini sağlayarak tekrar katılanın eteğini yukarı sıyırıp cinsel organına ve vücudunun muhtelif yerlerine dokunduğu, katılanın bağırmaları üzerine tanık …’in olay yerine gelmesi ile sona eren eylemi nedeniyle sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde sanığın eylemi gerçekleştirme şekli, gerçekleştirdiği yer, suç kastının yoğunluğu ve aynı nitelikli suçu işlemeye yönelik eğilimi dikkate alınarak sanığın üst hadden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla bu hususta hukuka aykırılık görülmemiş, bozma isteyen tebliğnameye de iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz dilekçesinde ve her hangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2017/694 Esas, 2017/660 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.