YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23617
KARAR NO : 2023/5259
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/778 E., 2018/413 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, tehdit
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/25 Esas, 2017/380 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay, tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/778 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin tanıklarca doğrulanmayan çelişkili beyanları dışında somut delil ve görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmaması, hükme esas alınan tanık beyanlarının duyuma dayalı olması, iddianamenin katılan mağdurenin soyut beyanına dayanılarak tanzim edilmesi, katılan mağdure ile sanık arasında husumet bulunduğunun ve katılan mağdurenin psikolojik sorunları olduğunun tanık beyanları ile sabit olması, katılan mağdurenin sanığın iddia konusu eylemlerden birini tanıklar … ve …’nin gördüğünü beyan etmesine rağmen bu hususun tanıklarca doğrulanmaması, katılan mağdurenin kardeşi olan tanık …’nin sanığın katılan mağdureye kızım diye sarıldığına dair beyanının sanık lehine yorumlanması gerekmesi, katılan mağdurenin olay tarihi hususundaki çelişkili ifadeleri ile tanık …’ye sanığın eylemlerini sanığın oğlu ile evlenmelerinden itibaren gerçekleştirdiğine dair anlatımı, sanığın iddia konusu son eylem gününde evde bulunmaması, sanık ile katılan mağdurenin yaşadıkları evin on beş kişinin birlikte yaşadığı aile apartmanında bulunması ve bu kişilerin birbirlerinin evine rahatça girip çıkabilmeleri nedeniyle katılan mağdurenin iddia ettiği eylemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmaması nedeniyle sanık hakkındaki yakalama kararının kaldırılarak tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından verilen hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile gelini olan katılan mağdurenin yaklaşık on beş yıldır aynı evde yaşadıkları, sanığın intikal tarihinden önceki üç aylık süreçte katılan mağdureye tehdit suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin aşamalarda değişmeyen samimi görülen iddiası, tanıklar … ve Serap’ın yeminli anlatımları, savunma tanıklarının sanıkla halen aynı evde yaşamaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği dikkate alınarak sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
İntikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki ayrıntı içermeyen çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı inkar ve savunması, katılan mağdurenin görgüye dayalı bilgisi olduğunu beyan ettiği tanıklarca iddiasının doğrulanmaması ve sanığın eylemlerini gerçekleştirdiğini iddia ettiği evin kalabalık bir şekilde yaşanılan aile aparmanında olması, hükme esas alınan tanık beyanlarının katılan mağdurenin sanıkla ikamet ettikleri evden ayrılmasının akabinde intikalden hemen öncesindeki anlatımına ve duyuma dayalı olması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, katılan mağdurenin soyut beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle katılan Bakanlık vekilinin sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2018/778 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.