Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/23942 E. 2023/626 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23942
KARAR NO : 2023/626
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/20 E., 2014/39 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Beraat, düşme, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama, kısmî bozma

Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasına göre itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Anılan karar haricindeki sanıklar haklarında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve

yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2013 tarihli, 2013/147 Esas numaralı iddianamesiyle sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2014 tarihli ve 2013/20 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’nun 104, 43, 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 6 ay 22 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar …ve … haklarında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan yasal süresinden sonra vaki şikayet nedeniyle kamu davalarının 5237 sayılı Kanunun 104 üncü , 73 üncü maddelerinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine ve bütün maddenin birinci fıkrası sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.09.2021 tarihli ve 9-2021/100959 sayılı iade, onama, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure… ve Vekillerinin Temyiz İstemleri
Sanıklar haklarında verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklar haklarında iddianamedeki sevk maddeleri doğrultusunda mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık …’in mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … Müdafisinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına bu nedenle sanığın müsnet suçtan delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın “Sanık … ile mağdure…’nın Yalova Ticaret Meslek Lisesinde suç tarihinden önceki zaman diliminde öğrenci oldukları ve aynı okulda olmaları sebebiyle tanışık oldukları, sanık … ile mağdure… arasında zaman içerisinde bir arkadaşlık oluştuğu, karşılıklı olarak telefonlaştıkları ve duygusal anlamda da … ile…’nın zaman zaman bir araya geldikleri, mağdure…’nın kendi rızası ile sanık … ile birlikte 2009 yılının Haziran aylarında Alberatum denilen yere birlikte gittikleri, burada sanık ile mağdurenin öpüştüğü ve bunun dışında herhangi bir cinsel ilişkinin söz konusu olmadığı, bilahare 2009 yılının Eylül aylarında mağdure…’nın sanık …’e kendi çıplak fotoğraflarını telefon mesaj yoluyla gönderdiği, sanık … ile de mağdurenin mesajlaştığı ve sonrasında 2011 yılı yaz aylarında mağdure ile sanık …’ın mağdurenin rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri, sanıklardan …’nin mağdure… ile sosyal paylaşım sitesi olan facebook’dan tanıştıkları ve bu vesile ile Çınarcık’ta lunaparkın arka taraflarında bulunan bir yerde buluştukları, mağdurenin rızası ile yıkık dökük bir ev içerisinde sanık … ile mağdurenin 22.11.2010 tarihinde cinsel ilişkiye girdikleri, bu tarihden bir kaç gün sonra sanığın yine mağdure ile rızası dahilinde ilişkiye girdikleri, aynı şekilde mağdurenin sanık … ile tanışıp arkadaş oldukları ve 2010 yılı kasım aylarında sanık … ile mağdure…’nın rızaya dayalı olarak cinsel ilişkiye girdikleri, bu yaşananlar sonrasında mağdurenin annesi Sevgi’nin kızının çantasında doğum kontrol hapı ve hamilelik testi görmesi üzerine durumun ortaya çıktığı ve akabinde sanıkların mağdur tarafça 17.11.2011 tarihinde adli mercilere şikayet edildikleri” şeklinde olayların gerçekleştiği kabul edilmiş,
Yine mahkemece “Sanıklar aşamalardaki savunmalarında tevilli olarak mağdure ile olan ilişkilerini kabul etmişler ancak mağdure ile yaşadıkları cinsel ilişki yada duygusal beraberlik bağlamındaki cinsel davranışların mağdurenin rızasına dayalı olarak gerçekleştiğini, kesinlikle tehdit, cebir kullanmadıklarını, tehdit içeren mesajlar atmadıklarını ileri sürmüşler, mağdure ise soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında çok derin çelişkili beyanlarda bulunmuş, sanıklarla yaşadığı ve kendi rızasına dayanan ilişkileri sanki sanıklar tarafından kendisine cebir yada tehdit ile bu cinsel ilişkilere zorlandığı yönünde beyanlarda bulunmuş ise de bir çok sanık hakkında özellikle sanıklar … ve …hakkında yaşanan olaylardan sonra yasal şikayet süresi olan altı aylık şikayet süresi geçirildikten sonra bu sanıklar hakkında şikayetçi olunduğu, yine sanık … ile daha önceki tarihlerde yaşamış olduğu rızaya dayalı ilişkiler (öpüşme, çıplak fotoğrafların gönderilmesi) olayının da üzerinden iki yıl geçtikten sonra sanıktan şikayetçi olunduğu, sanık …’in mağdure ile yaşadığı öpüşme ve mağdurenin çıplak fotoğraflarını sanığın telefonuna göndermesi olayının 2009 yılının haziran ve eylül aylarında meydana geldiği, gerek sanığın ikrar içeren savunmaları gerekse mağdure beyanlarından açıkça anlaşılmakla sanık …’in suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük mağdure… ile gerçekleştirdiği sübut bulan basit cinsel istismar suçunu işlediği,
Sanık … ile mağdure…’nın 2011 yılı yaz aylarında (haziran-temmuz-ağustos) mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerinin mağdure beyanlarından, sanığın tevilli kaçamaklı savunmalarından ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı ve mağdurenin sanık … hakkında 17.11.2011 tarihinde şikayetçi olduğu da gözetildiğinden şikayetin bu sanık yönüyle süresinde olduğu,
Sanıklar … ve …bakımından ise, sanıkların savunmalarına, mağdure anlatımlarına, aldırılan raporlara, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre sanık …’nin 2010, sanık …’in ise 2010 yılı Kasım aylarında mağdure ile mağdurenin rızası dahilinde cinsel ilişkiye
girdikleri, suç tarihi itibariyle mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunun anlaşıldığı, sanıkların cebir ve tehdit kullandıklarına dair soyut ithamın dışında somut, objektif ve inandırıcı delillerin yargılama sürecinde elde edilemediği ve ilişkinin rızaya dayalı olduğu kabul ve takdir edilerek suçun reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve bu suçun takibinin şikayete tabi olduğu anlaşılmakla; şikayetin 17.11.2011 tarihinde de yapıldığı gözetildiğinde TCK 73. maddesindeki altı aylık yasal şikayet süresinden sonra sanıklar hakkında şikayetçi olunduğunun anlaşıldığı,
Bütün sanıkların mağdure…’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı da cezalandırılmaları istenmiş ise de; mağdurenin sanıklar ile birlikte olduğu zaman zarfında mağdurenin rızası dışında bir birlikteliğin ya da bir yerden başka bir yere gitmenin söz konusu olmadığı, bunun dışında hukuka aykırı şekilde mağdureyi bir yerde tutmak yada bir yere gitmesini engellemek yada bir yerden başka bir yere götürmek şeklinde bir eylemin söz konusu olmadığı, tüm sanıklar ile mağdurenin kendi rızası ile buluştuğu, birlikte olduğu ve gezip dolaştığı dosya kapsamı ve toplanan deliller ile sabit olmakla, suçun yasal unsuru olan hukuka aykırı bir şekilde rızaya dayalı olmayan bir durumun söz konusu olmadığı,” şeklindeki gerekçesine binaen sanıklar haklarında yukarıdaki “HUKUKİ SÜREÇ” bölümünün (2) numaralı bendinde belirtildiği şekilde müsnet suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrasına göre itirazı kabil nitelikte olup, esasen mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından söz konusu karara yönelik katılan mağdure ile vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, adli raporlar, sanıkların savunmaları nazara alındığında eylemlerin mağdurenin rızası hilafına işlendiği hususuna dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı gibi esasen de unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan sanıkların beraatlerine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Sanıklar … ve …haklarında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, adli raporlar, sanıkların savunmaları nazara alındığında on beş yaşından büyük mağdurenin rızasının bulunduğundan bahisle eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek suç tarihinden itibaren alt aylık şikayet süresinden sonra yapılan şikayete istinaden süresinde yapılan şikayet bulunmadığından kamu davalarının düşmesine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

D.Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Mağdurenin aşamalardaki beyanları, adlî raporlar, sanık savunması ve tüm dosya içeriğine göre, sanık … ile mağdurenin 2009 yılı yaz aylarında buluştukları tenha mahalde öpüşmeleri şeklinde sübut bulduğu anlaşılan olay sırasında sanığın olay tarihinde on beş- on sekiz yaş grubunda bulunmasından dolayı müsnet suçtan belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2013/20 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure ile vekillerinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler ile sanıklar … ve …haklarında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2013/20 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararında katılan mağdure ile vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure ile vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle beraate ve düşmeye dair hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2013/20 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure ve vekillerinin, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden mahkumiyete dair hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.