YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24534
KARAR NO : 2022/11009
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdurlar … ve …’a karşı)
HÜKÜM : Mahkumiyet (mağdur sayısınca)
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü:
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suç tarihlerinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar … ve …”a yönelik eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabul edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’ndan aldırılan 05.02.2020 tarihli raporda eylemin nitelikli haline ilişkin suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan suça sürüklenen çocuğun 2016 olan suç tarihi itibarıyla üzerine atılı “çocuğun cinsel istismarı” suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında rapor alındıktan sonra toplanacak delillere göre hukuki sorumluluğunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile CMK’nın 230/1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının somutlaştırılarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, “Suça sürüklenen çocuğun suç işleme tarzı, suç kastının yoğunluğu, herhangi bir samimi pişmanlığının olmayışı ve lehine takdiri indirim nedeni olabilecek bir hususun tespit edilememiş olması” şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli bir gerekçe niteliği taşımadığı gözetilmeden söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.