YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2646
KARAR NO : 2023/5986
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/75 E., 2014/197 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanıklar …, …, …), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar ve suça sürüklenen çocuk) konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme (sanıklar … ve …), reşit olmayanla cinsel ilişki (sanık …)
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2013 tarihli ve 2013/1883 Esas sayılı iddianame ile Çal Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2013 tarihli ve 2013/80 Esas sayılı iddianamesi ile; sanıklar …, …, …, … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıklar …, …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/75 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararı ile;
a) sanık … hakkında değişen suç vasfı ile katılan mağdure …’nın şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir.
b) Sanıklar …, …, … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıklar …, …, …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur … ve Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Beraat ve düşme kararlarının yerinde olmadığına, toplanan deliller ve alınan beyanların yerinde değerlendirilmediğine, Mahkemenin somut bulgu ve delillere itibar etmeyerek soyut ve birbiri ile bağdaşmayan soyut gerekçelerle karar tesis ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Olay tarihinde … … Köyü’nde ikamet eden …’ün iş dolayısıyla şehir dışına çıkması üzerine, evde bulunan ailesinden kızı … …’ü sanıklardan …, …’ın müştekinin evinin camını kırarak içeriye girdikleri ve evin içerisinde bulunan … … ile birlikte annesi … ve kardeşi … …’ü plastik kelepçeler ile bağlayarak banyoya götürdükleri, kilitleyerek … …’yı da almak suretiyle kaçırdıkları, evin dışarısına çıkarak evin dışarısında bekleyen içerisinde …, … ve …’ın bulunduğu araçla birlikte mağdure …’yı kaçırdıkları, bağırmaması için ağzının bağlandığı, daha sonra … Meydanında … … isimli kişinin evinde …’nın zorla tutulduğu ve burada sanık …’ın mağdureye üç kez vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğundan bahisle dava açılmıştır.
Mahkememizdeki yapılan yargılamada her ne kadar dosya içerisinde dizi 54 – 56 arasındaki olay yeri tespit tutanağı ve dizi 146 – 147 arasındaki olay yeri tespitine dair fotoğraflar ile anlaşılacağı üzere eve zorla girildiği ve mağdurenin zorla kaçırıldığı ve diğer şikayetçiler … ve …’ün ellerinin plastik kelepçe ile bağlanarak zorla tutulduğu iddia edilmiş ise de, mağdurenin olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesi, mahkememizce 17.05.2013 tarihli duruşmada dinlenen ve 12.11.2013 tarihli anlatımlarının bu deliller ile çeliştiği, bu oturumlarda yapılan anlatımlarının dosyadaki mevcut delil durumu ve olayın oluşuna uygun olduğu kabul edilmiştir.
Mağdure her ne kadar 02.07.2013 tarihindeki beyanında sanıkların baskısı ile hazırlıktaki ve mahkememizin 17.05.2013 tarih – 12.11.2013 tarihli anlatımlarını baskı altında verdiğini ileri sürmüşse de, bu beyanlarının doğru olmadığı, asıl bu tarihte verilen beyanını anne ve babasının baskısıyla vermiş olduğu sonucuna varılmıştır.
Müşteki … olayın olduğu tarihte gündüzleyin sabahtan akşama kadar tarlada çalışıp, gece saat 24.00 sularında Muğla’ya gittiğini, o günün gecesi sabahında saat 07.00 sıralarında eve döndüğünü ve eşi … ile oğlu …’ı evinin banyosunda kelepçeli vaziyette bulduğunu beyan etmişse de, olay tarihinde Muğla Yatağan ilçesinde kardeşinin damadı … ile görüştüğünü, ancak soyadını hatırlamadığını ve … isimli şahısla görüştüğünü, soyadını hatırlamadığını, … isimli şahıstan 1000 TL para aldığını ve alacağını almak üzere sabahtan akşama kadar arazide çalışıp gece 24.00 sularında Denizli’den yola çıkarak Muğla Yatağan’a gittiğini ve yarım saat gece yarısı orada kalarak geriye döndüğünü iddia etmişse de, hayatın genel mantık prensipleri ve olağan akışı nazara alındığında, bir kişinin kardeşinin damadının soyadını ve 1.000 TL borç para verdiği kişinin soyadını bilmemesinin mantık kuralları ile bağdaşmadığı, ayrıca sabahtan akşama kadar arazide çalışan bir çiftçinin gece yarısı arada 3 saat mesafe olan başka bir ilin ilçesine giderek alacak tahsilini gerçekleştirmesinin ve hiç durmadan tekrar geri dönmesinin mantık prensipleri ile bağdaşmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca müşteki …’ün diğer mağdurları banyoda kilitli bulduğu gece Muğla Yatağan ilçesine gittiği hususunun TİB’den alınan HTS kayıtları ile doğrulanmadığı, dolayısıyla müşteki …’ün eşi … ve oğlu …’ı banyoda kilitli vaziyette, elleri kelepçeli şekilde bulduğu hususunun gerçeği yansıtmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Mağdurlar … ve … …’ün kendi evlerinin banyosunda, elleri plastik kelepçe ile bağlanarak, gece saat 02.00 sularından sabah saat 07.00 – 08.00 sularına kadar 5 – 6 saatlik zaman diliminde ellerindeki kelepçeyi kesip ya da kırmadan banyodaki kesici ve yıpratıcı aletlerden faydalanmadan iki kişinin birlikte banyoda kapalı kalmasının ve ellerindeki kelepçelerden kurtulamamasının genel mantık prensipleri ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, banyoda iki kişi oturan mağdur … ve …’ın banyodan kurtulamamalarının mantıklı olmadığı ve mağdurlar … ve …’ın gerçekleri anlatmadıkları sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda mağdure … …’ün mahkememizde sanıklarla kendi rızası dahilinde, kendi binalarının dışında beklemekte olan araç ile sanık … ile cep telefonunda mesajlaşarak birlikte kaçtıkları, uzun süre aynı evde kaldıkları, bunların karşılıklı rıza ve muvafakat çerçevesinde olduğu, dosya kapsamına uygun görülmüştür.
Suç tarihinde 16 yaşı içerisinde olan mağdurenin rızası ile … ile kaçması karşısında TCK 26 maddesi gereğince hürriyeti yoksun kılmak suçundan … hakkında hürriyeti yoksun bırakmak suçundan beraat kararı verilmesi gerekmiştir.
Sanık …’ın reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişkiye girme suçunu işlediği, atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değiştiği, mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle TCK 73/4 maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, …’in cinsel istismara yardım etmek ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, yaşı … …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, sanık … ve …’ın geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatleri gerektiği sonucuna varılmış” şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/75 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararında katılan … ve katılan mağdur … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar … ve katılan mağdur … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.