YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2760
KARAR NO : 2023/3570
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuk düşürtme, tehdit, kasten yaralama, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Katılanın hükümden sonra 24.08.2017 tarihli dilekçesi ile sanıklar … ve … haklarındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, anılan sanıklar yönünden davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli, 2013/667 Esas, 2014/826 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında çocuk düşürtme, sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraat; sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddenin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca ve 106 ncı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 nci maddenin birinci fırkası uyarınca mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2017 tarihli Tebliğnamesinde sanıklar hakkında çocuk düşürtme, sanık … hakkında özel belgede sahtecilik, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin “Onanması”, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden “Bozulması” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Adli Tıp Kurumu Raporunun yetersiz olmasına, sanığın cezalandırılması gerektiğine, kararın aleyhe olan ve talepleri karşılanmayan yönler itibariyle bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere yöneliktir.
B. Sanık …’in Temyiz İsteği
Bir duruşmaya katıldığına, hukuki yardımdan yoksun olduğuna, yaralanmaların kendisi tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığına, alınan darp raporunun kabul edilemez olduğuna, kararın ceza tayini yönünden bozulması talebi ile dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere yöneliktir.
III.OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık …’in 03.06.2012 tarihinde evlendikleri ancak anlaşamadıkları, …’in sürekli olarak katılana şiddet uyguladığı, yüzüne karşı ve gıyabında ölümle tehdit ettiği, katılanın maruz kaldığı şiddet neticesi hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte, burun bölgesinde kırık oluşturur şekilde ve bu kırığında hayati fonksiyonlarına orta (2. Derecede etkiler) darp edildiği, boşanma davalarının devam ettiği, 11.09.2012 tarihinde sanıklar … ve …’ın katılanı özel … hastanesine götürüp katılanın gebeliğine son vermek istedikleri, muayenede katılanın 11 haftalık gebe olduğunun belirlendiği, ertesi gün sanıkların katılanı kadın hastalıkları ve doğum uzmanı sanık …’ın muayenehanesine götürdükleri, kürtajı kabul etmediği takdirde öldüreceklerini söyleyip katılanı korkutarak …’ın operasyonu ile gebeliğe son verildiğini, sanık …’ın katılanın 8 haftalık gebe olduğuna ve aşırı ısrarları üzerine gebeliğin sonlandırıldığına ilişkin adli emanete alınan belgeyi tanzim ettiği, katılanın gebeliği esnasında rahatsızlandığında tedavi maksatlı gittiği … Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesin’de 23.08.2012 tarihinde doktor … … tarafından yapılan muayenesinde 7 hafta + 1 günlük hamile olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin belge tanzim edildiği, katılanın 11 haftalık gebe olduğuna ilişkin Özel … Doğum Hastanesinin tanzim ettiği rapor içeriğine üstünlük tanınarak sanıkların müsnet suçları işledikleri kanaatiyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan alınan 16.07.2014 tarihli raporda, 12.09.2012 tarihinde mağdurenin gebeliğinin 9-10 haftalık olduğunun kabulü gerektiği, isteğe bağlı yapılan kürtaj’ın yasal sınırlarda olduğu dikkate alınarak sanık …’a atfı kabil kusurun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
3. Katılan … ile sanık …’in evli oldukları, boşanma aşamasına geldiklerinde katılanın hamile olduğunun anlaşıldığı, 9-10 haftalık yasal kürtaj sınırı içerisinde kürtajın rızasıyla sanık … tarafından gerçekleştirildiği, diğer sanıkların rızası olmaksızın bu işlemi yaptırdıklarına ilişkin delil bulunmadığı, alınan rapora göre de, gebeliği sonlandırmanın yasal sınırları içerisinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, sanık …’ın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, katılanın raporuna göre sanık Hüseyi’in olay tarihinde eşi olan katılan …’ye karşı kasten yaralama suçunu ve tehdit suçunu işlediği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkındaki Çocuk Düşürtme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik
Sanıklar hakkında çocuk düşürtme suçundan kurulan hükümler yönünden mağdurenin temyiz incelemesinde sanıklar … ve … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini 14.08.2017 tarihli dilekçe ile beyan etmesi karşısında, anılan suçlar yönünden davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkındaki Çocuk Düşürtme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia, savunma, raporlar ile toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik, Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik
1. Tüm dosya kapsamına göre; iddianamede belirtilen özel belgede sahtecilik ve sair tehdit suçlarının 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ile 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin tehdit suçu ve sanık … yönünden 28.10.2014 tarihli mahkumiyet kararı, sanık … yönünden 14.11.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
D. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda öncelikle suç tarihinin tespit edilip ardından gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fırkasına aykırı hareket edilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüş, açıklanan nedenle Tebliğnamedek düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkındaki Çocuk Düşürtme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler açısından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkındaki Çocuk Düşürtme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli, 2013/667 Esas, 2014/826 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik, Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli, 2013/667 Esas, 2014/826 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli, 2013/667 Esas, 2014/826 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.