Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/27703 E. 2023/16 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27703
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/128 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk (…) hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince eylemini birden fazla kez gerçekleştirdiğinden cezası 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırılmış, fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubunda olduğundan cezasından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirim yapılmıştır.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 17.05.2019 tarihli ve 2018/750 Esas, 2019/844 Karar sayılı kararı ile Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarih ve 2017/128 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun öncesi 5237 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması halinde mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 15 yıldan az hapis cezasına hükmedilemeyeceğinden lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve lehine olan 6545 sayılı kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren alt hadden cezalandırılmasına, bu suçu birden fazla kez farklı zamanlarda aynı kasıt altında zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezası 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ihlal sayısının azlığı da gözetilerek alt hadden arttırılmasına, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun cezası 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirilmesine ve suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın olası etkileri, sosyal kişiliği dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay 14. Ceza Dairesi 10.11.2020 tarihli ve 2020/5019 Esas, 2020/4836 Karar sayılı kararı ile, “Suç ve karar tarihlerinde on beş yaşından küçük olup ilk derece mahkemesindeki yargılamada istinabe yoluyla ifadesi alınan mağdureye mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 234 inci maddesinin 2 inci fıkrasının maddesinin amir hükmü uyarınca vekil tayin edilmesi ve mağdurenin velayet hakkına sahip … … olan müştekiler İbrahim ile Sevda’nın duruşmada şikayetçi olarak katılma talebinde bulunmalarının ardından yokluklarında verilen ilk derece mahkemesi kararının adları geçenlere tebliğinin de usulsüz olması nedeniyle gerekçeli hükmün usulüne uygun şeklide müştekilere tebliği gerektiği gözetilmeden sadece istinabe duruşması için Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin talebiyle görevlendirilip, bu kapsamda davanın görüldüğü ilk derece mahkemesi nezdinde herhangi bir görevi bulunmayan yetkisiz vekilin istinaf talebine dayanılarak yapılan inceleme neticesinde hükmün kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki cezanın arttırılması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 23.06.2021 tarihli ve 2021/19 Esas, 2021/751 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren alt hadden cezalandırılmasına karar verilmiş, suça sürüklenen çocuğun bu suçu birden fazla kez farklı zamanlarda aynı kasıt altında zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından verilen cezası 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ihlal sayısının azlığı da gözetilerek alt hadden arttırılmış, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan

…’nin cezası 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirilmiş, suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın olası etkileri, sosyal kişiliği dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi uygulanmıştır.

5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2021 tarih ve 2021/114834 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; gönderilen tebligatların hukuka uygun olduğuna, suça sürüklenen çocuk aleyhine yapılan istinaf isteminin yetkisiz vekil tarafından yapıldığına, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk yararına bozulmasına, vesaire ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Tebliğnamede onama isteyen görüşe suçun niteliği gereği zamanaşımına uğraması sebebiyle iştirak edilmemiştir.

2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonrası 5237 sayılı Kanun’un 103 ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 11 yıl 3 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Oluşa uygun kabule göre, olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonrası 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin dördüncü bendinde belirtilen 11 yıl 3 aylık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükmün aynı Kanun’un 322 ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesi, 23.06.2021 tarihli ve 2021/19 Esas, 2021/751 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.