YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28363
KARAR NO : 2023/1835
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
Suça sürüklenen çocuk hakkında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/45 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/1221 Esas, 2021/1457 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği dosyadaki deliller ile sabit olduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Her iki suçtan da beraat kararı verilmesinin eksik ve hatalı inceleme sonucu olduğuna, suçun unsurlarının oluştuğuna, en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Her ne kadar mağdur SSÇ ile SSÇ.nin evinde ve … Konseri sonrası kiralık bir evde cinsel ilişkiye girdiğini, bu eylemler sırasında uyuşturucu ve alkol kullandıklarını, olayları net hatırlamadığını, SSÇ.nin de süreki uyuşturucu kullandığını beyan etmişse de, SSÇ hakknıda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 03/01/2019 tarih, 2019/560 K.sayılı kararla SSÇ.nin kanında ve saç örnekleri arasında yapılan incelemede uyuşturucu bulunamadığından uyuşturucu kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mağdurun beyanlarında geçen … konserinin 13/04/2018 tarihinde … … Kongre ve Kültür Merkezinde olduğunun tespit edildiği, mağdur konser sonrası SSÇ ve arkadaşları ile birlikte kiralık eve gittiklerini söylemişse de BTK’dan gelen 18/06/2019 tarihli SSÇ’ye ait HTS dökümü ile sabit olarak mağdurun iddia ettiği gibi 13/04/2018 tarihinde SSÇ.nin telefonunun sinyallerinin Hurma mahallesinden ve çevresinden alınmadığı, dinlenen tanıkların konser sonrası böyle bir olayın gerçekleşmediğini, tanık … ***’in ise mağdurun konser sonrası SSÇ ile değil … isimli kişi ile olduğunu söylediği görülmekle dosya kapsamında mağdurun iddiasında adı geçen kişilerin de mağdurun beyanlarını doğrulamadığı, mağdurun iddia ettiği eylemlerin gerçekleştiğine dair mağdur anlatımlarından başkaca bir delil bulunmadığı görülmüştür.
Her ne kadar mağdurun SSÇ’ye iftira atması için somut bir neden yok ise de; yukarıda açıklanan hususlar, mağdurun anlatımlarının delillerle desteklenmediği, mağdurun telefonunda bulunan görüntülerde SSÇ’nin bulunmaması, ceninden alınan örneklerle SSÇ.den alınan örnekler üzerinde yapılan DNA incelemesi sonucu uyum bulunmamış olması, mağdurun beyanlarının tanık beyanlarıyla desteklenmemesi dikkate alındığında mağdurun küçük yaşta birden çok kez cinsel istismara uğradığı sabit ise de bu eylemlerin SSÇ tarafından gerçekleştiği hem mağdurun beyanları arasındaki çelişkiler hem de dosyadaki tüm bilgi ve belgeler karşısında şüphede kalmıştır.
Sonuç olarak; SSÇ’nin yargılamanın tüm aşamalarında üzerine atılı suçları kabul etmediği ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde SSÇ’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurun tanık beyanları ile örtüşmeyen, soyut beyanları dışında, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı; en azından SSÇ’nin suçları işleyip işlemediğinin şüphede kaldığı ve şüphenin SSÇ lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığından SSÇ’nin atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar vermiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan hükme ilişkin katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tanık beyanlarıyla desteklenmeyen mağdure beyanları, kriminal rapor, bilirkişi raporu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen HTS dökümü, savunma, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge adliye Mahkemesinin gerekçeleri ve tüm dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil olmadığından beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/1221 Esas, 2021/1457 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.