Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2975 E. 2023/3141 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2975
KARAR NO : 2023/3141
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/99 E., 2014/91 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2014 tarihli ve 2013/99 Esas, 2014/91 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Cinsel istismar eyleminin zorla gerçekleştirildiği, mağdurenin ruh sağlığına ilişkin raporun sanık lehine değerlendirilemeyeceğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Atılı suçların kanuni unsurlarının oluşmadığı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları dışında sanığın cezalandırılmasını gerektirir şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, adli raporlarda darp ve cebir ile livata bulgusuna dair herhangi bir ifadenin belirtilmediği, olayın intikal şekli ve zamanı hususunda tutarsızlıklar bulunduğu, mağdurenin beyanlarında sanığın daha fazla ceza alması için eklemelerde bulunduğu, istismar olayının gerçekleştiği hususunda görgü tanığının bulunmadığı, sosyal araştırma raporunda mağdurenin yalan söylemeye meyilli bir kişiliğinin olduğunun belirtildiği, mağdure ve tanık …’nin beyanları arasında da çelişkiler bulunduğu, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde on beş yaşı içerisinden olan katılan mağdurenin Beyşehir ilçesinin köyünde ikamet ettiği ve dolmuşla okula gidip geldiği, sanığın ise okulun yakınındaki fırında işçi olarak çalıştığı, burada tanışan katılan mağdure ile sanık arasında duygusal yakınlık oluştuğu, 2013 yılı Şubat ayı içerisinde katılan mağdurenin pide fırınına gittiği, sanığın katılan mağdureyi depoya çağırdığı ve birlikte depoya indikleri, burada sanığın katılan mağdureye ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, katılan mağdurenin kabul etmemesi üzerine sanığın ayrılacakları yönünde beyanda bulunması üzerine katılan mağdurenin rızası dahilinde ters ilişkiye girdiği, ayrıca sanığın mağdureye yönelik eylemini evlenme yönünde vaadde bulunarak kabul ettirmek sureti ile hile ile gerçekleştirdiği Mahkemece kabul edilmiştir.

Dosya kapsamında bulunan deliller; Sanık savunması, katılan mağdure ve katılanlar beyanları, tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumu 6 Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği raporu ve kolluk kuvvetleri tarafından tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, olay günü sanığın, cinsel istismar eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2014 tarihli ve 2013/99 Esas, 2014/91 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2014 tarihli ve 2013/99 Esas, 2014/91 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.