Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3300 E. 2023/433 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3300
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2014/23 Esas, 2014/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi

gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; katılanın beyanlarının çelişkili olmasına rağmen, mahkeme tarafından itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğu, katılanın evli bir erkeği evine iki kere yalnızken kabul etmesinin aralarında duygusal ilişkinin bulunduğunu gösterdiği, üstelik daha önceki buluşmalarında sanığın kendisini öptüğünü bilmesine rağmen evine yalnızken ve çocuğu yokken kabul etmesinin bunu gösterdiğini, mahkemenin katılanın cinsel saldırıya ilişkin beyanına itibar etmesine rağmen, tacize ilişkin beyanlarına itibar etmemesinin de anlaşılır olmadığını, sanık ve katılanın fiziken yakın olduklarını, sanığın katılanın bir yandan ağzını kapatırken bir yandan üzerindekileri çıkarıp kendisinin de soyunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, olayın gerçek olduğu düşünülse bile müştekinin yardım istemesi ve sonrasında polise başvurması gerektiğini oysa yaklaşık bir ay kadar sonra kocasının telefondaki mesajları görmesinden sonra sanığın kendisini sevdiğini söylediğini, cinsel saldırıdan bahsetmediğini, olay günü sanığın evine gelip özür dilemek istediği sırada komşularının sanığı görmesi nedeni ile mecburen şikayetçi olduğunu, 1,5 ay kadar olayları gizlediğini, sanığın … ifadesinin yasal zorunluluk bulunmasına rağmen avukat olmadan alındığını, sanığın hazırlıktaki kabule ilişkin beyanlarının da her ikisinin de evli olmalarından dolayı katılanı korumaya yönelik olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın eşlerinin kardeş olduğu, 2013 yılı Haziran ve Temmuz aylarında 3 kere şehir merkezinde baş başa buluşup ailevi sorunlarından konuştukları, bir buluşmalarında sanığın katılanı yanağından öptüğü, sonrasında ağustos ayında sanığın katılanın evine gittiği ve sohbet ettikleri, ağustos ayının sonunda sanığın katılan ile tekrar buluşmak istediği, katılan ile birlikte çocuğu evde yokken eve gittikleri, konuştukları sırada sanığın katılanı sevdiğini söyleyip yanına oturduğu, katılanın üzerine abanıp ağzını kapattığı ve bağırmamasını söylediği, dudağından ve yanağından öptüğü, katılanın pantolonunu sıyırıp üzerindeki bodyi yırttığı, kendi alt çamaşırlarını da çıkardığı, katılanın göğüslerinden ve vajinasından öptüğü, katılanın istemediğini söyleyip sanığa direndiği, sanığın katılanın üzerinden kalktığı sırada boşaldığı ve müştekiye olanlardan kimseye bahsetmemesini söylediği ve evden çıktığı, eylül ayının sonlarında sanığın katılanı görmek için evine geldiği sırada alt komşusunun sanığı görüp uzaklaştırması üzerine katılanın eşinin olaylardan haberinin olduğu ve şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı eylemleri mağdurun rızası dışında gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2014/23 Esas, 2014/283 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden

hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.