Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3357 E. 2023/849 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3357
KARAR NO : 2023/849
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki (Sanık …), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Sanıklar)
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu ve suçtan zarar gören mağdure …’nin vekaletnameli vekilinin mahkemece kurulan hükümleri temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, aynı Kanun’un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mağdure … ile şikayetçi …’nın katılan ve vekillerinin de katılanlar vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2014 tarihli ve 2014/167 Esas, 2014/431 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; mağdure, şikayetçi ve vekilleri olarak kendisinin yargılamaya dahil edilmeden hüküm kurulduğuna, söz konusu olayla ilgili birden fazla dava olduğundan birleştirme kararı verilip bütün halinde karar verilmesi gerektiğine, mağdurenin kolluk ifadesi uzman eşliğinde alınmadığından hukuken geçerli olmadığına, mağdurenin savcılık ifadesine itibar edilmesi gerektiğine, sanıkların aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, sanık savunmaları, beyanlar, nüfus ve sabıka kaydı ve tüm dosya kapsamından; mağdurenin 14.11.2013 tarihinde şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde şikayetçi olduğunu belirtmiş ise de usulünce vekili eşliğinde alınan ilk ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını belirttiği, şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mer’i hukuk açısından mümkün olmadığı, ayrıca mağdurenin ifadesinde rızasıyla sanıkların aracına bindiğini belirttiği, tüm bu nedenlerle sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı kanaatiyle, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle derhal beraat kararı verilebilecek bir hal olduğundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) bendi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mağdurenin kolluk ifadesinde sanıkla rızasıyla kaçıp cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesine rağmen savcılıkta eylemlere rızasının olmadığını bildirmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesine göre, suç tarihi ile kovuşturma evresinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin teminiyle duruşmada kanuni hakları hatırlatılarak şikayet ve delilleri sorulup, olaya ilişkin ayrıntılı beyanı alınarak mevcut çelişkilerin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2014 tarihli ve 2014/167 Esas, 2014/431 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.