YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3387
KARAR NO : 2023/1878
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/238 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.12.2017 tarihli, 14-2015/47567 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekili Temyiz İsteminde
Mağdurenin yaşadığı olaydan etkilendiğini ve psikolojisinin bozulduğunu, yargılama aşamasında tedirgin ve korkmuş halinin devam ettiğini, mahkeme salonunda ağladığını ve konuşamadığı için beyanına başvurulamadığını, sanığın eşi tanık Nuriye’nin eşini korur şekilde ifade verdiğini, katılan ve sanık arasında husumeti gerektirecek bir olayın olmadığını, mağdurenin gerçekleri anlattığını, çocuğun üstün yararı ilkesinin şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre öncelikli olarak uygulanması gerektiğini, beraat hükümlerinin bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”katılan mağdurenin ailesiyle, sanık ve ailesinin komşu oldukları, sanığın katılan mağdurenin yaşına yakın yaşta kızı olduğu ve bu nedenle katılan mağdureninde ailesinin bilgi dahilinde sanığın evine oyun oynamak üzere gidip geldiği, suç tarihinde yine sanığın kızıyla oyun oynamak için gittiği, konusunda annesine haber verdiği, on dakika sonra annesinin seslenerek katılan mağdureyi çağırdığı, fakat katılan mağdurede tedirginlik, heyecan ve tıraş köpüğü kokusu hissettiği, daha sonra katılan mağdureye ne olduğunu sorduğunda, katılan mağdurenin, sanığın kendisine belinden sarılıp kucağına oturttuğu ve daha sonra kilodunu çıkartıp cinsel organına baktığı ve kimseye bir şey anlatma seni öldürürüm dediği yönünde annesine bilgi verdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı Çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, katılan mağdure …’nın yaşında, sanığın kızı olduğu, katılan mağdure ve sanığın kızının oynamak amacıyla olay tarihinden önce de katılan mağdurenin, sanığın evine gittiği, bu durumun katılan … ********’in beyanı ve sanığın savunmaları ile sabit olduğu, sanık savunmasında, olay günü katılan mağdurenin evlerine geldiğini, kızının kendisinin yüzünü çizdiğini söylediğini, katılan mağdureye hitaben ben onu döverim, sana da kızarım haydi annenin yanına git diye söylediğini savunduğu, katılan mağdure … gerek hazırlık aşamasında gerekse mahkememiz aşamasında sosyal hizmet huzurunda alınan beyanında sorulan sorulara cevap vermekten kaçındığı, bu durumun sosyal hizmet uzmanı tarafından çocukta var olan içine kapanıklığın duruşma sırasında arttığı ve bu nedenle sorulan sorulara cevap vermeyip kaçındığının bildirildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, katılan …’nin görgüye dayalı olmayan soyut beyanı dışında, sanığın savunmasının aksini ispata yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alındığında sanığın katılan mağdure … …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından ayrı ayrı beraatine” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.11.2014 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/238 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/238 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.