YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3461
KARAR NO : 2023/434
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2013/472 Esas, 2014/1421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan aynı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2017 tarihli ve 14-2015/43008 onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince, “Toplanan delillerin değerlendirilmesinden, mahkememizce yapılan yargılamadan, sorgu tutanağından sanığın müsnet suçları yönünden cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporundan ve tüm dosya kapsamından, olay tarihi olan 22.03.2013 tarihinde müşteki …’ın Yıldırım Çınarönü Mahallesi 2. Eğitim Sokak’da bulunan evinden markete gitmek için çıktığı, müştekinin kızı olan mağdure …’ın ise müşteki ile birlikte çıktığı, müştekinin yağmur yağması nedeniyle mağdureye evin merdivenlerinde beklemesi gerektiğini söyleyerek markete gittiği, bu sırada olay yerinde dolaşmakta bulunan sanık …’in evin sokak kapısından içeri girerek mağdureyi kucağına aldığı, çocuğun yüzünü cinsel amaçlı olarak öptüğü, kendi pantolonunu aşağıya indirerek cinsel organını çıkarttığı bu esnada müştekinin komşusu tarafından görülmesi üzerine komşunun olaya müdahale ettiği, sanığın binanın kapısını kapattığı, olaya daha sonra müştekinin de vakıf olduğu, sanığı içeride yakaladıkları, bu şekilde sanığın eyleminin çocuğun cinsel istismarı ve gündüzün konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu, sanığın her iki suç yönüyle cezai ehliyetinin tam olduğu, sanığın kucağa oturturma ve öpme eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde olduğu anlaşılmış, sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı yasanın yürürlüğünden önceki 5237 sayılı TCK’nun 103/1 ve 62. maddeleri gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş, 6545 sayılı yasa ile TCK’nun 103. maddesi değiştirilerek çocuğu cinsel yönden istismar eden kişinin 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda 3 yıldan 8 yıla kadar cezalandırılacağı ve bu durumun sanık aleyhine olduğu değerlendirilerek lehe hükümler ön gören değişiklikten önceki kanun hükümleri uygulanmış, ayrıca sanığın sübut bulan konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK’nun 116/1 ve 62. maddeleri gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak sanığa verilen kısa süreli hapis para cezası adli para cezasına ve diğer seçenek yaptırımlara çevilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanığın suçu işledikten sonra yargılama süresinde samimi herhangi bir pişmanlık göstermemesi dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından cezasının ertelenmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu ile İlgili Verilen Hüküm Yönünden;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ile İlgili Verilen Hüküm Yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiin Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2013/472 Esas, 2014/1421 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Müdafiin Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2013/472 Esas, 2014/1421 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.