YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3477
KARAR NO : 2022/10667
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki beyanları, 24.09.2014 ve 25.09.2014 günlü anal muayene raporlarında fiili livatanın maddi delillerine rastlanmadığı yönünde bilgi verilmesi, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının zorunlu olduğu, bu doğrultuda mahkemenin gerekçesinde cebir veya tehdit unsurlarının nasıl gerçekleştiğine ilişkin açıklama yapılması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 109/2. maddesinin tatbiki ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde TCK’nın 103/4. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan alınan farik – mümeyyizlik raporunun bulunmaması karşısında, temyize konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine ilişkin olarak suça sürüklenen çocukla ilgili 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor alındıktan sonra cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde
bulundurularak 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının somutlaştırılarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, kanundaki bir kısım ibarelerin tekrarından ibaret olup, kanun koyucunun aradığı anlamda gerekçe gösterilmeksizin anılan maddenin uygulanmayacağına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.