YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3617
KARAR NO : 2023/2442
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/123 Esas, 2014/348 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekili
Vermiş olduğu süre tutum dilekçesinde, suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edildiğini, her iki suç yönünden de temel cezaların tayininde alt sınırdan hüküm kurulmasının olayın vahametine, hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı düştüğünü, suça sürüklenen çocuk hakkında daha fazla ceza tayini gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii
Suça sürüklenen çocuğun tevil yollu mağdurenin rızası dahilinde cinsel ilişki olduğuna dair bir beyanı olmadığını, suça sürüklenen çocuğun cinsel birlikteliğin öpüşmek olduğunu zannederek cinsel ilişkiden kastının mağdure ile öpüşmesi olduğunu, mağdurenin beyanı dışında somut bir delilin bulunmadığını, aldırılan raporlara göre de suça sürüklenen çocuğun anal yoldan organ sokma şeklinde bir eyleminin bulunmadığını, suça sürüklenen çocuğun mağdure ile rızası dahilinde öpüşmek dışında organ sokma şeklinde bir eyleminin söz konusu olmadığını, rıza varlığı nedeni ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığını, mağdurenin soyut beyanından başka evde zorla tutulduğuna dair somut bir delilin bulunmadığını, suça sürüklenen çocuk hakkında tüm suçlardan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğini, mürafaa talebinin kabul edilmesini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Mağdur ve SSÇ …’in sınıf arkadaşı olduklarını, suç tarihinden önce mağdur ve SSÇ nin buluşarak öpüştüklerini ve mağdurun sanığın cinsel organını rızası ile ağzına aldığını, SSÇ’nin bu eyleminden sonra mağdura olayı kimseye söylememesi hususunda korkuttuğunu, devamında elinde ilişkilerinin görüntüleri olduğunu, istediği yere gelmemesi halinde bu görüntüleri facebook sitesinde yayınlayacağını belirttiğini, mağdurun bu görüntülerin yayınlanmasından korkarak SSÇ nin istediği … … Mahallesi, ********* İlköğretim Okulu karşısında amcası olan … *****’in kaldığı eve gitmek zorunda kaldığını, burada SSÇ nin mağdura çıplak görüntülerini içerir videoyu cep telefonundan gösterdiğini, akabinde SSÇ …’in mağdurun boğazını sıkarak, ‘geç lan içeriye’ diyerek zorla evin içerisine götürdüğünü, burada SSÇ’nin mağdura yönelik cinsel yakınlaşmaya çalıştığını, mağdurun direniş gösterip ağlamaya başladığında SSÇ’nin yüzene tokat atarak zorla elbiselerini çıkarttığını, SSÇ’nin zorla mağdurla anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, yine mağdurun ağzını zorla açarak ağzına boşaldığını, ardından mağdurun evden kaçarak uzaklaştığını ve durumu annesi olan müştekiye bildirmesi üzerine olayın ortaya çıktığının anlaşıldığı kabul edilmiş,
Sanığın mağdurla rızası dahilinde ilişki yaşadığına dair tevilli ikrarda bulunduğu somut olayda, mağdura ssç tarafından gönderilen mesajın mağdura ait 0543 9** ** ** nolu hattan ‘ilet’ seçeneği ile tanık …’a gönderildiği, mesaj içeriğinde; ‘hemen dolmuşa bin yanıma gel, konuşacaklarım var, yoksa videoyu faceye atarım. Hemen gel konuşalım, videoyu silim’ yazılı olduğunun ve yine 17/07/2013 tarihinde, saat: 17.07’de içeriğinde ‘yanıma gel lan, bin dolmuşa , hesap sorma, hadi’ yazılı olduğunun görüldüğünü, Ünye Devlet Hastanesinin raporlarına göre mağdurun fizik muayenede yüzde sağ ve sol moxillada hassasiyetin olduğunu, btm ile giderilebilir nitelikte olduğunu, genital muayenede perineal bölgede ekimoz, laserasyon darp cebir izine rastlanmadığını, Samsun Adli Tıp Kurumunca tanzim edilen 03/02/2014 tarih ve 2014/477 sayılı raporunda mağdurenin vajinal muayenesi sonucunda bakire olduğunun, anal muayenesinde ise, anal girişte iyileşmesi tam olarak tanımlanmayan fissürlerin kişinin vücuduna organ veya sair cisim sokma sonucunda oluşabileceği gibi, kişinin yapısal özellikleri nedeniyle de oluşabileceği beliritilmesi,olayın gelişim biçimi, resmiyete intikal zamanı ve nedeni, tanıkların anlatımı, doktor raporları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, 15 yaşını doldurmuş olduğu anlaşılan mağdura yönelik mağdurun boğazını tutup kolundan çekerek ve önceki ilişkilerine ait görüntüleri internette yayacağını söyleyerek TCK’nun 103/4 maddesindeki cebir ve tehdit unsurunu kapsayacak şekilde mağdureye yönelik cinsel istismar suçunu işlemiş olduğu ve aynı zamanda mağduru bulunduğu eve zorla sokarak cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlemiş olduğu sonucuna varılarak aleyhe lehe kanun değerlendirilmesi de yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istekleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/123 Esas, 2014/348 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.