Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3877 E. 2023/106 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3877
KARAR NO : 2023/106
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan mağdure vekilinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/194 Esas, 2014/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2017 tarihli ve 2015/42035 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın temyiz isteği, sanık beyanlarında ve mağdureyle sosyal medyadaki konuşmalarında mağdureye dokunduğunu açıkça söylemiş olmasına rağmen mahkemece bu dokunmanın … öğrenci ilişkisini aşmadığı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi hususlarının hukuka aykırı olduğuna ve vesaire yöneliktir.

2. O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, sanık tarafından mağdureye gönderilen mesajların mağdureyi öpme, dokunma, birlikte olma isteğine ilişkin olduğu, sanığın bu konuşmalardan sonra mağdurenin beyanına göre mağdurenin omzuna okşar gibi dokunduğu dikkate alındığında bu dokunmanın öğrenci … ilişkisini aşar şekilde olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince; “… olan sanığın, sınıf içinde gezindiği esnada mağdurun omuzuna eli ile dokunmuş olması karşısında, dokunulan bölgenin mağdurun cinsel organlarından birisinin olmayışı, sınıfta tüm öğrencilerin bulunduğu bir esnada öğretmenin öğrencisini başına veya omuzuna eli ile dokunmasının cinsel bir işlevi olamayacağı, kaldı ki; mağdure ile sanığın cinsel ilişkiyi arzulayan ve bu konu da aynı fikir de olan kişiler olması karşısında bu ilişkiyi dışarı da da rahatça yaşayabilecekleri (elektronik ortamdaki yazışmalardan cinsel ilişki için mağdurenin 15 yaşını bitirmesi tarihinin beklendiği zımnen anlaşılmaktadır), bu nedenle sanığın sınıftaki tüm öğrencilerin içinde mağdureye karşı cinsel içerikli bir davranışta bulunmasının beklenemeyeceği böyle bir eylemin diğer öğrencilerin gözünden kaçmayacağı, onlarında tepkisini alacağı, ders işleyen ve konu anlatan bir öğretmenin sınıf içinde gezinirken herhangi bir öğrencisinin dahi başına ve omuzuna elini koyması onun eğiticilik ve öğrenciyi motive edici, teşvik edici davranışlarından sayılacağı, böyle bir eylemin cinsel içerikli kabul edilmesi halinde okullardaki tüm öğretmenlerin cinsel istismar suçunun sanığı olabileceği, böyle bir durumun ise hayatın gerçekleri ile örtüşmeyeceği sanığın elektronik ortamdaki resim ve yazışmaları ile ilgili eylemlerinin hukuki nitelemesi yukarıda yapılmış olduğundan cinsel istismar suçunun unsurları oluşmadığından bu suç ile ilgili sanığın beraatine dair oy çokluğuyla karar verilmiştir.” gerekçesiyle hüküm tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında mahkumiyet hükmünün uygulanması ve vesaire yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/194 Esas, 2014/462 Karar sayılı kararında katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.