YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4043
KARAR NO : 2023/4431
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/19 E., 2015/14 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2013/19 E, 2015/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar haklarında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.01.2018 tarihli ve 14-2015/79949 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuklar… Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suç tarihinde altı yaşında olan katılan mağdurun soru cevap şeklinde alınan ifadesi dışında dosyada delil bulunmadığına, tanık …’in beyanlarında olayın gerçekleşmediğini ve suça sürüklenen çocuklar …’ın olay yerinde dahi olmadığını belirttiğine, şartları oluşmadığı halde zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına, suça sürüklenen çocukların suçun anlam ve sonuçlarını kavrayamadıklarına, bu hususta alınan raporların yetersiz olduğuna, suça sürüklenen çocuklar hakkında Çocuk Koruma Kanunu’nun uygulanmadığına, suça sürüklenen çocukların beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığına, tanık …’in beyanlarında olayın gerçekleşmediğini ve suça sürüklenen çocuklar …’ın olay yerinde dahi olmadığını belirttiğine, katılan mağdurun baskı ve şiddet altında çelişkili ifade verdiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabul etmemekle birlikte suçun sarkıntılık aşamasında kaldığına ilişkindir.
C. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Suçun organ sokmak suretiyle işlendiği, ayrıca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocukların katılan mağdur ile aynı köyde yaşadıkları, 2012 yılı Temmuz ayının başlarında suça sürüklenen çocukların katılan mağduru köyde bulunan okulun tuvaletine götürdükleri, katılan mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarttıktan sonra kendi pantolonlarını da indirerek sırayla cinsel organlarını katılan mağdurun arka bölgesine sürttükleri, bu suretle üzerilerine atılı suçu işledikleri Mahkemece kabul edilmiş ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 15.09.2014 tarihli rapora göre katılan mağdurun ruh sağlığı kalıcı olarak bozulduğundan suça sürüklenen çocukların lehine olan ve suç tarihinden sonra 28.06.2014 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmıştır.
2. Dosya kapsamında suça sürüklenen çocukların savunmaları, katılan mağdur ile anne ve babası olan katılanların beyanları, tanık anlatımları, doktor raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.09.2014 tarihli raporu ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanakları mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak tüm dosya kapsamından, suça sürüklenen çocukların katılan mağdura karşı birbirlerini takiben cinsel istismar eyleminde bulundukları, eylemin birden fazla kişi
tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde, suça sürüklenen çocukların katılan mağdura karşı farklı bir zamanda başkaca bir cinsel istismar eylemlerinde bulunmadıkları, failin bizzat işlediği suçtan başka, diğer failin suçuna da iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrası gereğince tayin edilen cezaların aynı Kanun’un 43 üncü maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ve Tebliğname’de düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 15 yıl hapis cezasında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ½ oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı fıkranın son cümlesindeki düzenleme gereğince 7 yıldan fazla olamayacağı ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin de bu miktar üzerinden tatbiki gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak sonuç cezaların fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2013/19 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.