YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4093
KARAR NO : 2023/1776
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2013 tarihli, 2013/8197 Esas sayılı iddianamesiyle cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2014 tarihli, 2013/712 Esas, 2014/279 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli, 2014/208 Esas, 2015/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin son fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın iddia ettiği olay tarihi ve saatinde sanığın yalnız olmadığı, bu hususun tanık beyanı ile sabit olduğu, katılanın sanığa masaj yaptığı kabul edilse dahi katılanın rızasıyla masaj yaptığı ve iddia edilen dokunma eyleminin cinsel amaçlı olmadığı, taraflar arasında hizmet ilişkisi olmadığı halde cezada artırım yapıldığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın sanığın da ortaklarından olduğu bir yapı denetim firmasında 12.09.2013 tarihinde sekreter olarak çalışmaya başladığı, katılanın 13.09.2013 tarihinde iş yerinde bulunduğu sırada sanığın yanına gelerek kendisine masaj yapması için odaya çağırdığı, katılanın da iş yerinde yeni oluşu ve teklifi geri çevirmekten korkması nedeniyle sanığın yanına giderek sanığın omuzlarına masaj yaptığı sırada, katılanın pantolonu üzerinden bacaklarını okşayarak cinsel saldırıda bulunduğu, katılanın hemen olay sonrası tanıklara anlattığı, bu suretle sanığın hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak cinsel saldırı suçunu işlediği, sanık kendisine iftira atıldığını iddia etse de, katılanın işe girdiği ilk günlerde olayın yaşanmış olması, azarlanmanın iftira etmesini gerektirmemesi, bir kadının namusunu gereksiz yere ortaya koymayacağı yönündeki toplumdaki genel kabul, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, olayın hemen sonrasında bilgi sahibi olan tanıkların beyanları, olayın intikal şekli birlikte düşünüldüğünde sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, 6545 sayılı Kanun değişikliğin sanık lehine olduğu kabul edilip sanığın eyleminin sarkıntılık olarak değerlendirilerek hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli, 2014/208 Esas, 2015/10 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.