Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4173 E. 2023/4050 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4173
KARAR NO : 2023/4050
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/60 E., 2014/469 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2010 tarihli ve 2010/6336 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 Tarihli ve 2010/60 Esas, 2014/469 Karar Sayılı Kararı ile
a) Sanık … hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık …’in fiilin gerçekleştiği tarihte mağdurenin on beş yaşının altında olduğunu bilme imkanı bulunmadığına, cinsel ilişkinin rızayla gerçekleştiğinin dosya kapsamında sabit olduğuna, Adli Tıp Kurumunun mağdurenin yaşına ilişkin yaptığı tespite itiraz ettiklerine, usul ve esasa uygun olmayan kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair bir kabulünün olmadığına, mağdurenin müvekkilinin kendisine karşı fiili olduğuna dair tahmini haricinde delil bulunmadığına, diğer sanık … ve tanık beyanlarına göre müvekkilinin cezalandırılmasına dayanak olacak bir fiilinin olmadığına, müvekkiline isnat edilen suçun yasal tanımına denk gelen bir fiilinin olmadığına, buna rağmen cezalandırılmasının bozmayı gerektirdiğine, müvekkilinin mağdureye karşı hangi fiilinden dolayı cezalandırıldığının mahkeme kararında açıkça belirtilmediğine, mağdurenin beyanlarına bakıldığında müvekkilinin kendisine karşı fiili olduğuna dair bir beyanının olmadığına, sadece kendisine söylenenler üzerine tahminde bulunduğunun görüldüğüne, bu hususun Mahkemenin gerekçeli kararında da yer bulduğuna, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi yerine cezalandırıldığına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin atılı suçu işlediği kabul edilse dahi gerek mağdurenin doğum tarihi gerek işlendiği iddia edilen suçun tarihi nazara alındığında müvekkilin mağdurenin yaşının on beşten küçük olduğunu bilmesinin mümkün olmadığına, müvekkilinin mağdureyi öpmüş olduğu iddiasının da sanık tarafından kabul edilmemiş olduğuna, buna yönelik olarak diğer sanık …, mağdure ve mağdurenin tanık olarak dinlenen arkadaşının beyanları arasında çelişki olduğuna, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Kayden 28.04.1995 doğumlu olan mağdurenin, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 21 Mart 2014 tarihli raporuna göre de doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, olay tarihi itibari ile on üç yaşını bitirip on dört yaşının içinde olduğunun bildirildiği, mağdurenin suç tarihi öncesinde Bahçelievler 80. Yıl Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezinde bulunup bu merkezden kaçtığı ve arkadaşı olan tanık S.B.’nin evinde kalmaya başladığı, tanık S.B.’nin arkadaşı olan S.D. ile sanıklardan …’in su satışı yaptığı iş yerine gittikleri, burada alkol aldıkları, S.D. ile S.B’nin ayrı bir yerde uyudukları, mağdurenin içkinin tesiri ile yattığı sırada sanık …’in mağdurenin yanına gelip mağdureye sarıldığı, mağdurenin sabah uyandığında pantolonun olmadığı ancak külotunun üzerinde olduğunu gördüğü, buradan ayrıldıktan sonra arkadaşlarının kendisini sanık … ile tanıştırdıkları, sanık …’in evine gittikleri, burada S.D. ile S.B’nin ayrıca yattıkları, sanık … ile mağdurenin cinsel ilişkiye girdikleri, tanık S.B’nin sanık …’in mağdureden hoşlandığını söyleyerek dudağından öptüğünü ve mağdurenin diğer iddialarını bilmediğini beyan ettiği, sanık …’in suçlamayı kabul etmediği, sanık …’in 26.03.2014 tarihli on üçüncü celsede kendisini mağdureyle tanıştıranın sanık … ve S.D. olduğunu beyan ettiği, mağdure hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda kronik travma ortamına bağlı olarak ruh sağlığının bozulmuş olduğu, ancak 05.04.2009 tarihinde mağduresi bulunduğu olayın ruh sağlığındaki bozulmayı daha da arttırmış olduğunun belirtildiği, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.04.2009 tarihli raporunda mağdurenin vücudunda cebir izine rastlanılmadığının bildirildiği, sanık …’in 25.04.2009 tarihli Cumhuriyet savcılığınca alınan ifadesinde de mağdureyle rızası doğrultusunda bir kez normal yolla ilişkiye girmiş olduğunu beyan ettiği hususları gözetilerek, sanık …’in küçük yaştaki mağdureyle vücuda organ sokmak sureti ile cinsel ilişki yaşadığı, ancak bu ilişkinin zora dayalı olarak yaşandığına ilişkin herhangi bir somut delilin bulunmadığı, sanık …’in de vücuda organ sokmak eylemi olmaksızın küçük yaştaki mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, sanık … suçunu inkar etmiş ise de mağdur ve tanık anlatımları ile bu durumun sabit bulunduğu, mağdurenin sanık …’ in organ sokma eylemini tahmini olarak beyan etmiş olduğu, mağdurenin olaylardan önce dahi ruh sağlığının bozuk olduğu, dosyaya konu eylemler nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı ve bunun sanıklar lehine değerlendirilmesinin gerekeceği gerekçeleriyle sanık …’in eylemine uyan on beş yaşından küçük mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan, sanık …’in de on beş yaşından küçük mağdureye karşı organ sokma olgusu bulunmadan cinsel istismar suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay günü on üç yaşındaki katılan mağdureyi dudaklarından öpmesi şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetilerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli 2010/60 Esas, 2014/469 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.