Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4220 E. 2023/5985 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4220
KARAR NO : 2023/5985
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/53 E., 2015/3 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2012 tarihli ve 2012/4237 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.

2.Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2013 tarihli ve 2012/470 Esas, 2013/37 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

3.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2013/53 Esas ve 2015/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 18.01.2018 tarihli ve 14-2015/90650 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesinden ibarettir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Oturumların gizli yapılmamasına, mağdure hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmemesine, sanığın atılı suçları işlediğine dair herhangi bir delil ve emare bulunmadığına, mağdure ve annesinin beyanlarının kendi içerisinde ve birbirleriyle çelişkili olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Sanığın, 2011 yılı içerisinde, …, … ve … isimli çocuklarla beraber evine çizgi film izlemek üzere mağduru da çağırdığı, diğer çocuklar televizyon izlerken mağduru başka bir odaya götürdüğü, mağdurun üst kısmını soyarak göğüs kısmını öptüğü, bacaklarını okşadığı,pantolonunu indirerek mağdurun kilotlu çorabını sıyırdığı ,mağduru yatağa yüz üstü yatırdığı ve bacaklarının arasına cinsel organını sürttüğü, bu olay dışında da birden fazla kez sanığın mağduru istismar ettiği, mağdurenin eylem tarihi itibari ile 15 yaşından küçük olduğu tüm deliller ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de , yalan söylemek için her hangi bir sebep bulunmayan mağdurun ısrarlı ve tutarlı beyanları, yine mağduru yönlendirebilecek olan mağdurun ailesi ile sanık arasında bir husumet bulunmaması nedeniyle sanığa iftira atması için bir neden bulunmayan mağdurun beyanına itibar edilmiş, sanığın suç ve cezadan kurtulma amaçlı yaptığı anlaşılan savunmasına itibar edilmememiştir. ATK.Adli Tıp 6.İhtisas Kurulunun 30/5/2014 gün 2718 sayılı raporu ile KÜTF Araştırma Uygulama hastanesinin 6/6/2013 gün 280 sayılı raporu ile mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mağdurun sanığın evine gelmesi ve televizyon seyretmesi o ana kadar kişi hürriyetini kısıtlama suçunu oluşturmuyor ise de , sanığın mağduru istismar etmek amacıyla başka bir odaya götürmesi şeklindeki eylemde; bu konuda yaşı itibarı ile mağdurun rızası geçerli olmadığından kişi hürriyetini kısıtlama suçu oluşmuştur.Sanık hakkında iddianamede TCK 109/2. Maddesinin uygulanması istenmiş ise de ,iddianame metninde mağdurun zorla ya da hile ile götürüldüğüne dair bir bilgi bulunmadığı gibi mağdur tarafından da iddia edilmediği anlaşılmakla; sanık hakkında TCK 109/1. Maddesinin uygulanmıştır.
ATK.Adli Tıp 6.İhtisas Kurulunun 28/5/2012 gün 2472 sayılı raporunda mağdurenin olay tarihli muayenesinin olmaması nedeni ile küçüğün fiili livataya uğrayıp uğramadığının tespitine tıbben imkan bulunmadığı anlaşılmıştır. Fiili livatanın meydana gelip gelmediği hususundaki dosya içerisinde yer alan rapor dikkate alındığında; mağdurenin fiili livataya uğrayıp uğramadığı hususunda mahkemede şüphe oluşmuş ve bu sanık lehine yorumlanmıştır. ” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.07.2012 tarihli iddianame ile sanığın bir kez cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılıp, müsnet suçların zincirleme şekilde işlendiğine dair iddianamede herhangi bir anlatım da bulunmadığı halde ek savunma hakkı verilmek suretiyle temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması nedeniyle mahkeme hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 19.04.2011 yerine 19.04.2012 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2013/53 Esas ve 2015/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.