YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4299
KARAR NO : 2023/6008
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/73 E., 2014/477 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı 25.12.2014 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 06.01.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, süresinde olmadığı tespit edilmiştir.
Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezaların miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın arabanın kapısını kilitlemiş olması eyleminin mağdurenin hürriyetinin kısıtlanmasına yönelik olmadığına, mağdureye karşı gerçekleştirdiği cinsel istismar eyleminde kararlılığını göstermeye matuf manevi cebir olarak değerlendirilmesi gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, çocuğun cinsel istismarı suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince cezalandırılması istemine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin ve katılanın çelişkili beyanları dışında delil olmadığına, mahkemece tevsi tahkikat taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğine, mahkemenin kararının gerekçesiz olduğuna, İstanbul’da trafiğin yoğun olduğu saatte araç içerisinde bir çocuğun taciz edilmesinin mümkün olmadığına, adlî tıp kurumu raporunun usulsüz olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, mağdurenin aşamalarda değişmeyen ve çelişmeyen beyanı, mağdurenin sanığa suç isnadında bulunmasının hayatın olağan akışına ve dosya içeriğine aykırı olması, sanığın oluşa ve dosya içeriğine aykırı savunması, doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdurenin ailesinin yakın arkadaşı olduğu ve daha önce de mağdureyi okuldan aldığı, olay günü mağdurenin annesinin ricasıyla okuldan aldıktan sonra mağdurenin annesinin işyerine giderken arabanın ön koltuğuna oturmasını istediği, mağdureye yönelik cinsel içerikli sözler söylediği, yanağından öptüğü, mağdurenin bacağını cinsel amaçlı olarak okşadığı, tekrar öpmeye ve fotoğrafını çekmeye çalıştığı, mağdurenin olayın etkisiyle öncelikle araçtan inmeye çalıştığı, sanığın buna engel olduğu ve aracın kapılarını içerden kilitlediği, bir süre sonra sanığın mağdurenin annesinin iş yerine geldiklerinde “unutma dediklerimi, yaptıklarımı söylersen rezil olursun, kimse sana inanmaz, dediklerimi aklından çıkarma” dediği, olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının etkilendiği ancak bozulmadığı anlaşılmış, sanığın ısrarla ve mağdurenin müdahale ve karşı çıkmasına rağmen mağdurenin bacaklarını okşayarak öpmeye kalkışması, mağdurenin sanığın bu eylemlerinden aracın kapısını açarak araçtan inmesi sonucu kurtulmuş olması nedeniyle sanığın eyleminin sarkıntılığı aşan çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek lehe olan 6545 sayılı kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasınca cezalandırılmasına, suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük mağdureyi aracına aldıktan sonra cinsel içerikli sözler söylemesi üzerine araçtan inmek isteyen ve bu amaçla kapıyı açmaya çalışan mağdurenin kolundan tutarak çekip aracın kapısını kilitlemesi, kastının mağdurenin araçtan çıkmasını engellemeye yönelik olması, cinsel saik ve amaçla eylemin gerçekleştirilmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdure vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü 06.01.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği görülmekle, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle katılan mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği ve somut olayda istismar eylemi öncesi veya sonrasında katılan mağdurenin hürriyetinden yoksun bırakılmadığı nazara alınarak Mahkemece sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin belirtilen eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın mağdurenin annesinin isteği üzerine mağdureyi okuldan arabayla aldıktan sonra iş yerine götürdüğü sırada çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla sanığın mağdure üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin hükmü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/477 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.