YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4408
KARAR NO : 2023/1368
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM / LER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14-2015/112480 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafisinin Temyiz İstemi
Davaya konu olayda cinsel istismar suçu var ise suça sürüklenen çocuğun da mağdur konumunda olduğunu, davaya konu suçun failini belirlemenin tarafların çocuk olması nedeni ile olanaksız olduğunu, taraflardan iki yaş büyük olan erkeği cezalandırmanın gerek eşitlik gerekse de cezalandırma adaleti ile bağdaşmadığını, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut mağdur ifadesi hiçbir somut delil bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda eski ve yeni yırtık saptanmadığının anotomik olarak bakire olduğunun tespitine yer verildiğini ve herhangi bir şikayet olmamasına rağmen cezalandırma yoluna gidilmesinin yerinde olmadığını, suça sürüklenen çocuk hakkında hiçbir lehe hüküm uygulanmadığını ve sair temyiz temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi; “Suça sürüklenen çocukla mağdurenin 2014 yılı başlarından itibaren tanışıp duygusal ilişki içinde oldukları, daha sora mağdurenin yaşı küçük olduğundan ailelerinin rıza göstermeyeceğini düşünerek ilk olarak 28/04/2015 tarihinde kaçtıkları, Cumaovası’na gittikleri, daha sonra İzmir’e geldikleri, Boğaziçi semtinde boş bir okul bulup oraya girdikleri, orada birden çok olacak şekilde mağdurenin ve suça sürüklenen çocuğun olayın hemen arkasından alınan ifadelerinde cinsel ilişkide bulunduklarını belirttikleri, bu olaydan sonra tekrar kaçtıkları ve bir evde kaldıkları, bu evdeyken kaldıkları süre içinde ilişkide bulunmadıklarını söyledikleri, yargılama sırasında ikisi de ilk kaçtıkları sürede hiçbir cinsel ilişkide bulunmadıklarını söylemişler ise de, mağdurenin olayın hemen arkasından ÇİM’de uzmanlar ve vekili de bulunduğu halde alınan ifadesinde, hiç kimsenin etkisi altında kalmadan normal yoldan cinsel ilişkide bulunduklarını, suça sürüklenen çocuğun ise C.Savcılığındaki ve sorgu hakimliğindeki savunmalarında mağdure ile ilk kaçtıklarında rızası dahilinde üç kez ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, ikinci kaçıştan sonra C.Savcılığındaki ifadesinde de “bir daha … ile kaçmayacağım ve cinsel ilişkiye girmeyeceğim” şeklinde savunmada bulunduğu, cinsel muayene raporunda hymenin anüler olup açıklığının yaklaşık 3 cm olduğu ve yırtık saptanmadan organ girişine müsait olması nedeniyle raporda bulgu olmadığı göz önüne alındığında, duruşmada verdikleri ifadenin suça sürüklenen çocuğu cezadan kurtarmak amacına yönelik olduğu kanaatine mahkememizce varılmış, suça sürüklenen çocuğun 15 yaşından küçük mağdureye karşı rızayla organ sokmak suretiyle birden çok olacak şekilde cinsel istismar suçu sabit olduğundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın TCK.103 maddesindeki değişikliğe göre cezanın alt sınırı 16 yıldan başladığından 5237 sayılı kanun hükümleri suça sürüklenen çocuğun lehine olduğu anlaşılmakla değişiklikten önceki haliyle uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı vermiştir.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin aralarında cinsel ilişki yaşanmadığına dair beyanları ile bu beyanları destekler mahiyetteki İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 15.05.2014 ve 05.06.2014 tarihli raporları nazara alındığında suça sürüklenen çocuk hakkında yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/196 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.