Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4451 E. 2023/5421 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4451
KARAR NO : 2023/5421
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/346 E., 2015/7 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/346 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2018 tarih ve 14-2015/111746 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyizi
Mağdurenin duruşmada dinlenmediğine, yaşı hususunda rapor alınmadığına ve gözlem yapılmadığına, mağdurenin on beş yaşından büyük göründüğüne, mağdurenin yaşı konusunda yalan söylediğine, olay günü ilk kez yüz yüze görüştüklerine, sanığın yaş konusunda hataya düştüğüne ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Sanık ile mağdurun internetten tanıştıkları ve bir süre arkadaşlık yaptıkları, annesinin evde olmadığı olay gecesi mağdurun sanığı evine davet ettiği, tarafların birlikte oturup film izlerken de öpüştükleri ve sabah saatlerinde sanığın evden ayrıldığı olay nedeniyle mağdurun annesinin şikayeti üzerine mahkememize açılan kamu davasında sanık mahkememizde olay gecesi mağdurun daveti üzerine evine gittiğini olayın iddianamede belirtildiği şekilde olduğunu, tanıştıklarında mağdurun kendisine 17 yaşında olduğunu söylediğini, mağdurla kesinlikle cinsel ilişkiye girmediklerini, sadece öpüştüklerini ve film izlediklerini beyan etmiş ve suçsuz olduğunu savunmuş, hazırlıktaki ifadesinin de benzer olduğu görülmüştür.
Mağdur her ne kadar bu olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmiş ise de celp edilen nüfus kayıtlarına göre olay tarihinde 12-15 yaş gurubundadır. Bu durumda mağdurun şikayetçi olmadığına dair beyanı hukuken geçerli değildir ve annesi sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Bu durumda fiilin TCK 104/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacak ve sanığın cezalandırılması cihetine gidilecektir.
Dosya da mevcut 25.09.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda mağdurun bakire olduğu, akut fiili livatanın tıbbi delillerinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. İddianame, sanık savunmaları, internet kayıtları, mağdur beyanları, Adli Tıp raporu ile nüfus kayıtlarından suç tarihinde sanığın daha önce internet üzerinden tanışarak arkadaş olduğu 12 yaşındaki mağdurenin daveti üzerine mağdurenin evine gittiği, geceyi mağdurenin evinde geçirdiği ve burada mağdure ile öpüştüğü, mağdurenin boynunu emdiği ve morarmasına neden olduğu, ancak cinsel ilişkiye girmediği anlaşılmakla bu haliyle cinsel davranışlarda bulunmak suretiyle mağdura karşı üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülen sanığın eylemine uyan TCK 103/1-1. cümle maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalarda mağdurenin on yedi yaşında göründüğü ve kendisine bu yönde beyanda bulunduğu yönündeki savunması, dosyada mağdurenin yaşını büyük söylediğine dair mesaj kayıtları, sanıkla birlikte çektikleri fotoğraftaki görünümü, katılanın mağdurenin yaşıtlarına göre uzun boylu ve kilolu olduğuna dair duruşma beyanı, mağdure beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/346 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.