YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4477
KARAR NO : 2023/7481
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/404 E., 2015/18 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/404 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni koşulları bulunduğundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; “Sanığın mahkememizde alınan savunmasında; önceki savunmasını tekrar etttiği, mağdure … …’in ise beyanında; babasına kendisinin bir eylemi olmadığını, niçin böyle bir ifade verdiğini bilmediğini bildirdiği, mahkeme tarafından tekraren sorulduğunda babasının istediği eşyaları almadığından böyle söylemiş olabileceğini, babasının tehdit ettiğinin de doğru olmadığını, ihbar mektubunun da doğru olmadığını belirttiği, mağdurenin yurtta bulunması nedeniyle sosyal inceleme raporu istendiği, rapor incelendiğinde; mağdurenin babasının sigara, alkol ve madde bağımlısı olduğunun, alkol kullandığı günlerde farklı bir kişiliğe büründüğünün, babası …’ın çocuklar ile beraber salon bölümünde uyuduğunun ve yataklarının yan yana serildiğinin raporda belirtildiği, her ne kadar mağdurenin mahkememizde alınan beyanında; babasının kendisine karşı böyle bir eylemi olmadığını belirttiği görülmüş ise de; mağdurenin hazırlık beyanında olayları ayrıntısı ile anlatması, yine babasının kendisini ve annesini öldürmekle tehdit etmesi nedeniyle bu olaylardan kimseye bahsedemediğini belirtmesi, ‘olayın mağdurun şikayeti nedeniyle değil, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ihbar neticesi’ mağdurun beyanının alınmasından sonra ortaya çıkması durumunun da mağdurenin tehdit nedeniyle şikayetçi olamadığı yönündeki açıklamalarını doğrulaması karşısında, sanığın savunması ile mağdurenin mahkemede alınan beyanının sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirildiğinden bahsi geçen savunma ve beyana itibar edilemeyeceği, bu hali ile sanığın kızı olan mağdure … …’e karşı değişik zamanlarda cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğu, mağdurenin beyanı dikkate alındığında; sanığın mağdureye karşı yaptığı istismarı müşterek ikametlerinde yaptığı, mağdurenin, sanığın eylemleri sırasında bahsi geçen yerden ayrılmaya çalıştığı yönünde bir beyanının olmadığı, bu hususta dikkate alındığında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden suçun yasal unsurlarının oluşmadığı görülmüş ve anlaşılmış;
Sanık …’ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu haliyle sanık için yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun anlaşılması karşısında sanığın beraatine karar verilmiş, sanığın çocuğu … …’e karşı cinsel istismar suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın cezasından yasal arttırım ve indirimler yapılmış, sanığa verilen ceza miktarının 2 yıldan fazla olması nedeniyle unsurları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına ve ayrıca cezasının ertelenmesine yer olmadığına, sanık …’ın mardin 1. ağır ceza mahkemesinin 2010/177-2011/77 e.k sayılı ilamına göre 16/03/2011 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili kararı bulunduğundan mahkememiz kararı kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için ihbarda bulunulmasına ve sanığın gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz talebi reddedilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/404 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dilekçede alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.