YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4593
KARAR NO : 2023/1359
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği açısından; süresinde olmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği açısından; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2012 tarihli ve 2012/11091 Esas sayılı iddianamesiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli, 2012/410 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası sanık lehine değerlendirilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.02.2018 tarihli ve 14-2015/127966 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü 11.02.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği görülmekle, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanığın üzerine atılı suça ilişkin hapis cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması karşısında 03.10.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı ve 24.12.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun hükmünde kararnameler ile yapılan değişiklikler de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık müdafiinin hazır bulunduğu celsede hüküm kurulması zorunlu olduğu gözetilmeden, zorunlu müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hüküm tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanık, hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle, savunma hakkı kısıtlanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Tebliğname Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Tebliğname’de bozma isteyen görüşe kısmen iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin hükmü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2012/410 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.