YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4644
KARAR NO : 2023/330
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başavcılığınca tanzim olunan 05.02.2018 tarihli ve 14-2015/106716 sayılı bozma görüşlü Tebliğname Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre atılı suç sübut bulduğu halde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Sanığın yukarıda değinilen savunması içeriğinin kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi yönünden dolaylı ikrar düzeyinde unsurlar taşıdığı düşünülmüştür. Bu noktada anılan huzur ve sükunun bozulması eylemi ile sınırlı biçimde katılan şahısların anlatımları içeriğinin dosyada yer bulan … ile arama kayıtlarına dair tüm diğer tespitler birlikteliğinde doğrulandığı ayrıca kanaat olunmuştur. Sanık savunmasında ilgili … görüşmelerini kendisinin değil -adını açıklamadığı- bir arkadaşının yerine getirdiğini belirtmiş ise de, katılan …’nin anlatımları bütünlüğünden hareketle anılan savunmaya bu yönü ile -yani … ile görüşmelerin bir başka şahıs tarafından yerine getirildiğine dair açıklama sınırlamasında- itibar edilebilmiş değildir. Keza katılan … anlatımlarında rahatsızlık verici aramaların bir ay süresince devam ettiği yolunda açıklamada bulunmuştur. Bu noktada sanığın savunmasında değindiği ve bir arkadaşı tarafından yapıldığını açıkladığı kısa süreli veya bir kaç … görüşmesinden ibaret aramaların sanık dışında bir başkası tarafından yerine getirilmediğinin kabulü gerekmiştir. Kaldı ki diğer katılanın anlatımları birlikteliğinde ve olağan hayat akışı değerlendirmesinde sanığın anılan kişilerin huzur ve sükununu bozmak eylemi noktasında dolaylı ikrar düzeyinde savunmada bulunduğunun bir kez daha kabulü gerekmiştir. … ile yapılan tüm arama ve görüşmeler kişilerin huzur ve sükununu bozmak eylemi yönünden yeterli delil düzeyinde unsurlar gösteriyor ise de, bu arama ve görüşme bilgileri cinsel taciz eylemi için yeterli -yani her türlü kuşkudan uzak açıklıkta- delil sonucu özelliğinde değildir. Bir başka deyişle … görüşmelerinin içeriklerinin her türlü kuşkudan uzak biçimde açıklık bulması zorunludur. Bu noktada katılan …’nin … dair iddiasının diğer katılan şahsın anlatımları veya yansız herhangi bir tanığın açıklamaları ile doğrulanamadığı yolunda ek sonuçlara ulaşılmıştır. Dolayısıyla da cinsel taciz iddiasının soyut vasıfta kaldığının kabulü gerekmiştir. Rahatsızlık verici yapıda olduğu anlaşılan -keza … ile yerine getirildiği belirlenen- görüşmelerin açıklık kazanamadığı noktalarda salt cinsiyet farklılığından hareketle … ilişkin söz ve tutumlara özgülenmesi günümüz çağdaş toplum yapısı ve gelişimi koşullarına uygun değildir. Kişiler cinsiyet farklılıklarına rağmen herhangi bir şekilde cinsel unsur içermeyen sözlerle … görüşmeleri dahilinde birbirlerini rahatsız edebilmektedirler. Dolayısıyla rahatsızlık verici davranışların … noktasına ulaşıp ulaşmadığının başkaca tanık anlatımları veya delillerle kanıtlanması zorunludur. Açıklanan nedenlerle cinsel taciz iddiası yönünden aşağıdaki gibi beraat konulu hükme ulaşılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemekle birlikte Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.