YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4756
KARAR NO : 2023/5808
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/417 E., 2015/58 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun)s 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.03.2015 tarihli ve 2014/417 Esas., 2015/58 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesi ile yerel mahkeme tarafından yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğun kardeşi ile kendisini ifade edemeyen ve sorulara kaçamak cevap veren tanığın beyanının karara esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve tanık olarak beyanlarına başvurulan … ve kardeşi … ile birlikte gündüzleyin bisikleti ile gezen mağduru durdurup bisikletten indirmek suretiyle kollarından ve ayaklarından tutup yakında bulunan bir apartmanın bahçesine götürdükleri ve burada mağduru yere yatırıp pantolonunu ve külodunu dizlerine kadar indirdikleri ve akabinde mağduru bıraktıklarından bahisle çocuğun basit cinsel istismarı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) , (f) bentleri beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında istikrarlı bir biçimde üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, olay günü kendi bisikletini tamir ettiği sırada mağdurun yanlarına geldiğini, tanık …’ın da olay yerinde olduğunu, mağdurun bisikletini tamir ettiğini, …’ın mağdura “sen sünnetli misin” diye sorduğunu, mağdurun da “hayır” cevabı vermesi üzerine “seni sünnet yapacağım” diyerek pantolonunu indirdiğini, kesinlikle iddianamede belirtildiği şekilde hareket etmediğini belirttiği, tanık …’ın da sanık savunmalarını doğrular mahiyette beyanda bulunarak olay günü balkonda olduğunu, buradan göründüğü kadarıyla mağdur … in pantolonunu tanık …’ın indirdiğini, ağabeyi olan suça sürüklenen çocuğun bisiklet ile uğraştığını belirttiği, böylelikle suça sürüklenen çocuk … ile tanık …’ın beyanlarının mağdurun hazırlık aşamasında alınan beyanları ile katılan …’un anlatımları ile desteklendiğinin görüldüğü, tanık … ise beyanında; kendisinin … in pantolonunu indirmediğini, pantolonu … …’nin indirdiğini, ancak mağdurun vücuduna dokunduğunu görmediğini, iç çamaşırını da çıkarmadığını, … …’nin mağdurun pantolonunu çıkardığı yerin evin bahçesinin ortası olduğunu, mağduru gizli bir yere veya başka bir mevkiye götürmediklerini, bu olayın evlerinin önünde meydana geldiğini ifade ettiği, tanığın bu beyanlarının katılan … ve mağdurun beyanları ile örtüşmediği, kendisine isnat edilen eylem olduğundan dolayı kendisini suçtan kurtarmak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğu kabul edildiği, böylelikle bu deliller ışığında olayın gerçekleştiği yerin ıssız bir yer olmayıp herkesin görebileceği bir yer olduğunun anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuk ile mağdur ve tanıklar arasındaki meydana gelen bu olayda suça sürüklenen çocuğun cinsel amaçla hareket ettiğinin sabit olmadığı, kaldı ki yine alınan beyanlardan anlaşılacağı üzere mağdurun pantolonunu indiren kişinin de suça sürüklenen çocuğun savunmalarının aksine kendisinin gerçekleştirdiğine dair yeterli delilin dosyada mevcut olmadığı, suça sürüklenen çocuğun bu hareketi yaptığı kabul edilse bile tarafların aralarında sünnet olup olmadıkları yönünde şaka veya oyun yapma ihtimallerinin bulunduğu, atılı cinsel istismar suçunun oluşabilmesi için ise, cinsel arzuların tatmin amacıyla bir kişinin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesinin gerektiği, davaya konu maddi olayda ise, suça sürüklenen çocuğun mağdurun vücudunun herhangi bir bölgesine cinsel amaçla dokunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından “şüpheden de sanık yararlanır” ilkesi gereğince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi gereğince beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/417 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.