YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4932
KARAR NO : 2023/5681
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/219 E., 2014/223 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/219 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, mağdurenin sanığın cinsel eylemine maruz kaldığını iddia etmesine rağmen 3 gün sonra tekrar sanığın yanına gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece sanık …’in aşamalardaki savunmaları, tanık …. ve mağdurenin aşamalardaki birbirlerini ciddi oranda doğrulayan tutarlı ve istikrarlı beyanları, tanıklar …. ve ….’ın yeminli beyanları, 18.07.2013 tarihli kolluk tarafından tutulan yakalama tutanağı, 29.07.2013 tarihli sanıkla mağdure arasındaki 15.07.2013 günü olay tarihli kamera görüntülerini içeren CD çözüm tutanağı değerlendirilmiştir. Mağdure ve tanık ….’nin olay akabinde Cumhuriyet savcılığınca alınan ayrıntılı beyanlarının yaşları itibarıyla ve aralarında haksız yere iftira atmayı gerektirecek bir neden bulunmayan sanıkla ilgili anlattıklarının uydurulmuş bir senaryonun ötesinde yaşanmış bir hayat kesitinden anlatımlar olduğunu kabulünün hayatın olağan seyrini gereği olup ayrıca bu anlatımların dosya içerisinde bulunan 29.07.2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile de belli ölçüde doğrulanması, çocukların kendilerinden çok fazla büyük yaşta bulunan sanığa şikayet konusu eylemler boyutunda ve tarzında iftira atmalarının hayatın olağan seyrine uygun olmadığı da dikkate alınarak, sanığın somut delillerle desteklenmeyen savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, soyut inkardan ibaret olduğu sonucuna varılmıştır.
Suç tarihi olan 16.07.2013 günü mağdure ile tanık ….’nin Akçaabat İlçesi … mahallesi … İlköğretim Okulu bahçesinde oyun oynadıkları sırada bir kısım vatandaşların parkta toplanmalarını merak etmeleri üzerine toplanan kalabalığın bulunduğu yere gittikleri, orada bulunan sanığın mağdure ve tanığı kalabalık ortamdan uzaklaştırmak bahanesiyle bulundukları yerden biraz daha farklı bir yere doğru birlikte gitmelerini sağladığı, gittikleri yerde bir kamelyada oturdukları ve sanığın mağdure ve tanıkla yaşlarına uygun olmayan tarzda ve sözler sarf ederek konuşmaya başladığı, bu esnada mağdureyi belinden tutup kendine doğru çekerek yanağından öptüğü, mağdurenin geri çekilmek istemesine rağmen bu sefer dudağından öptüğü kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/219 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.