YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5020
KARAR NO : 2023/6607
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/156 E., 2015/14 K.
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel
istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2015 tarihli ve 2011/156 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 inci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında isnad edilen suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil elde edilmediğine, olayların sırasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafisinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında alınan raporların yetersiz olduğuna, suçu işlemediğinden mahkumiyet kararının yerinde olmadığına ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
C. Katılanlar ve Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk … hakkında son suç tarihinin 20.05.2011 kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının tatbik edilmemesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuklar hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmasının hatalı olduğuna ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Mağdur … …’in 2010 yılı Nisan ayında henüz 15 yaşından küçük iken suça sürüklenen çocuklardan … ile karşılaştığı, …’ın evinde kimsenin olmadığını söyleyip birlikte evine götürme teklifinde bulunduğu ve mağduru evine götürdüğünü, burada mağdurun üzerindeki giysilerini çıkarıp onunla livata sureti ile cinsel ilişkide bulunduğu, bu eylemlerin 20/05/2011 tarihinden 2-3 ay öncesine kadar toplam 10-15 kez ve birçoğunda diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte devam ettiği, …’ın ilişkilerinin diğer suça sürüklenen çocuk …’e anlattığı, …’in de 2010 yılı Ağustos ayında mağdur …’a kendisini videoya çektiğini ve videoyu babasına göstereceğini, ayrıca parkta oturan ve çocukları kesen bir adama da bu olaydan bahsedeceklerini söyleyip tehdit etmek suretiyle mağduru cinsi ilişkiye zorladığı ve mağduru 2010 yılı Ağustos ayı ile 21/05/2011 tarihinden 2-3 ay öncesine kadar tehdit etmek sureti ile toplam 4-5 kez diğer suça sürüklenen çocukla birlikte yine livata sureti ile cinsel ilişkide bulunduğu 20/05/2011 günü suça sürüklenen çocuklardan …’in yine mağdura cinsel ilişki teklifinde bulunması üzerine mağdurun bu teklifi reddedip evine doğru koştuğu, …’in mağduru kovaladığı, olayı gören mağdurun annesi … …’ın müdahale ettiği;
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında, suça sürüklenen çocuk … da kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmemişler ise de, suça sürüklenen çocuk …’ın soruşturma aşamasında Dz.53-54’te müdafi huzurunda C.Savcılığı’nda vermiş olduğu beyanında “…ben su içmek için salondan çıktım, döndüğümde …, …’nin arkasına geçmiş onunla ilişkiye giriyordu. Odaya girdim, bir süre oturdum, …’in …’la ilişkisi bitince … bana sen de beni yap dedi, ben de onun arkasına geçtim, cinsel organımı anüsüne soktum, onunla ilişkiye girdim.”, “…… bodrumda … … ile ilişkiye girmeden önce … senin fotoğraflarını çektim, videoya kayıt yaptım, benimle ilişkiye girmezsen anne ve babana gösteririm dedi…” şeklindeki …’ın olaya ilişkin gerek kendi eylemi, gerekse suça sürüklenen çocuk …’ün eylemi hakkındaki açık ve net ifadesi ile mağdurun soruşturma aşamasında Dz.51-52’de bulunan ve bununla paralellik gösteren kovuşturma aşamasındaki ayrıntılı ifadesi ve mağdura ait Dz.38’de bulunan cinsel rapor içeriği, yine suça sürüklenen çocuklara ait yönlendirme yeteneklerinin gelişmiş olduğuna dair raporlar, atılı eylemle ilgili olarak mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporu da göz önüne alındığında, suça sürüklenen çocuk …’ın 2010 yılı Nisan ayında, suça sürüklenen çocuk …’ün de 2010 yılının Ağustos ayında ve birçoğunda birlikte olacak şekilde mağdura karşı organ sokmak suretiyle birden fazla ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar suçunu, ayrıca bu eylemler sırasında suça sürüklenen çocukların mağdura karşı zorla hürriyetinden yoksun bırakma suçunu da işledikleri anlaşılmakla her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaları yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuklar 12-15 yaş grubunda olup fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunduğuna dair alınan adli psikiyatrik raporlar alınmış, SİR’ler düzenlenmiş ve mahkememizce bu raporlar ile SİR’ler birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocukların fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin geliştiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar katılan mağdur vekili suça sürüklenen çocuklardan … için son eylem tarihinde 15 yaşını doldurduğundan bahisle TCK.31/3 maddesinin uygulanmasını talep etmiş ise de, mağdurun özellikle mahkememizde suç tarihleri ile ilgili alınan beyanında açıkça, kendisine yönelik cinsel istismar eyleminin en sonunu şikayet tarihi olan 20/05/2011 tarihinden 2-3 ay önce işlendiğini bildirmesi, bu şekilde muallak olarak verdiği tarih itibariyle …’ün 15 yaşını doldurmadığı kabul edilerek TCK.31/2 maddesi uygulanmıştır.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2015 tarihli ve 2011/156 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılanlar ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden
herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılanlar ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.