YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5105
KARAR NO : 2023/1565
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/144 E., 2015/35 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/144 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Sanığın hastanede yapılan testlerinde üzerine atılı suçu işleyemeyecek vasıfta bulunduğu bildirilmiş iken mahkemece İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca verilen aleyhe raporun kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilemeyeceğine, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanığın müştekiye karşı cinsel saldırı suçunu işleme kast ve amacının olmadığına, sanığın yaşamı, kimliği, cinsel tercihleri ve hayatına verdiği düzenin üzerine atılı cinsel saldırı suçunu işlemeyeceğinin kanıtı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde katılanın gece 02.00 sıralarında dolaştığı sırada kadın görünümlü olan sanık … ile karşılaştığı, 200 TL karşılığında cinsel ilişki hususunda anlaştıkları, sanığın ayrıca ev için 200 TL ve yiyecek ve içecek için 200 TL istediği, katılanın sanığa toplamda 600 TL ödediği, sanığın katılanı arkadaşı…’ın evine götürdüğü, kapıyı…’ın açtığı ve onları bir odaya aldığı, odada soyunduklarında karşısındaki sanığın erkek cinsel organını görünce erkek olduğunu anladığı, odada yatağa yatıp kısa bir ön sevişme yaşadıktan sonra katılan sanıkla cinsel ilişki yaşamak isterken sanığın katılanı ters çevirip zorla arkasına geçtiği ve cinsel organı ereksiyon halindeyken katılana anal yoldan cinsel saldırıda bulunduğu, katılan yatakta biraz direnince sanığın katılanın kollarından ve sırtından kımıldamaması için sıkıca tutarak üstüne boşaldığını, sonra giyinerek evi terk ettikleri ve dışarıya çıktıklarında sanığa başka şahısların saldırması üzerine polis merkezine gidip şikayetçi olduğu, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.02.2013 tarihli katılana ait raporda; anal muayenesinde saat kadranına göre saat on bir ila bir arasında kanamalı taze fissürün tespit edildiği, yapılan harici muayenesinde vücudunda herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığına göre, anüste saptanan bulguların akut fiili livatanın tıbbi delili olduğu, İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.05.2014 tarihli raporunda; katılanda hafif depresif belirtiler ve anksiyete tespit edildiği bu durumun ruh sağlığını etkilediği, ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı, bu psikiyatrik durumun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi cinsel saldırı olmaksızın başka bir olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabilceği bunlar arasında ayrım yapılamadığı, mahkemece cinsel saldırının gerçekleştiğinin sübutu ve tespiti halinde ruh sağlığındaki mevcut etkilenmenin cinsel saldırıya bağlı gerçekleştiğinin kabulünün uygun olacağının belirtildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalının sanık hakkındaki 11.08.2014 tarihli inceleme raporunda; ayakta durak olguda ereksiyon açısının doksan derece olduğu, tümesans ve rijitide oluştuğunun belirtildiği, yine İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan 01.12.2014 tarihinde alınan raporda; sanığın psikiyatrik muayenesinde; cinsel kimlik bozukluğu (transseksüalite) saptandığı, saptanan bu psikiyatrik bozukluğun cinsel ilişkiye girmesine engel oluşturmayacağı, yine aynı tarihte kurulca yapılan genital muayenesinde dış genitallerinin erkek özelliğinde ve doğal gelişiminde bulunduğunun tespit edildiği, kişiye yapılmış test sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın cinsel ilişkiye girmesine engel olacak anatomik fizyolojik ve ruhsal bir patoloji tespit edilmediği, sanığın aşamalarda anal yoldan cinsel ilişkiyi kabul etmediği ancak katılanın rızası ile cinsel organını ağzına aldığını beyan ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafii, sanığın hastanede yapılan testlerinde üzerine atılı suçu işleyemeyecek vasıfta bulunduğu bildirildiği beyan etmiş ise de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalından alınan raporda, ayakta durak olguda ereksiyon açısının doksan derece olduğu, tümesans ve rijitide oluştuğunun belirtildiği, yine İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporda sanığa yapılmış test sonuçlarının değerlendirildiği ve sanığın cinsel ilişkiye girmesine engel olacak anatomik fizyolojik ve ruhsal bir patoloji tespit edilmediğinin belirtildiği, her ne kadar katılan, sanık …’in kendisine yönelik gerçekleştirdiği cinsel saldırı eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını bildirmiş ise de; İzmir Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 25.02.2013 tarihli raporunda katılanda saat 11 ila 1 arasında kanamalı taze fissür saptandığı ve anüste saptanan bulguların akut fiili livatanın tıbbi delili olduğunun belirtilmesi karşısında eylemin teşebbüs aşamasında kalmadığının anlaşıldığı ve suçun işlediği hususunda şüphe bulunmadığı, katılanın yaşı, evli olması, konumu, yaşadığı olayın toplum nazarında algılanma şeklinden kaynaklanan endişeler nedeniyle bu şekilde beyanda bulunduğu anlaşıldığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/144 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.