Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5284 E. 2023/753 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5284
KARAR NO : 2023/753
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteminin dilekçe içeriğine göre kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmakla anılan hüküm ile sınırlı yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/507 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile sanığın katılana yönelik cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiyle 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin isteği; delil değerlendirilmesinde hataya düşülerek ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeksizin beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesinin, teşdiden ceza belirlenip hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde Aşkın Tüfekçi Devlet Hastanesine giderek kan alma bölümünde sırada bekleyen katılanın arkasında sıra beklediği esnada cinsel organını kıyafet üzerinden adı geçenin popo kısmına sürtmesi üzerine durumu fark eden katılanın sanığa tepki göstermesi ile eylemi inkar eden sanığın katılanın yanından ayrılarak bu kez göz polikliniği kısmında sırada bekleyen katılma talebinde bulunan …’in arkasına geçerek yine cinsel organını kıyafet üzerinden adı geçenin popo kısmına sürtmesi ile şahsın tepki göstermesi ve anılan mahalde bulunan katılanın da dahil olduğu hadise ile ilgili görülen kamu davasında mahkemesince sanığın eylemi sabit bulunarak katılana yönelik eyleminden ötürü mahkumiyet, katılma talebinde bulunana yönelik eyleminden ötürü ise şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Teşdit Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlendiği yerin hastane olması ve suç tarihinde yasada öngörülen yaptırım miktarı göz önüne alınarak “2 yıl 6 ay” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bu konudaki temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Suçun Sübuta Ermediğine ve Sair Hususlara İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin suçun sübutuna ve diğer hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C. Mahkemece dosya kapsamına uygun olarak sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde uygulama maddesi 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yerine yazılı şekilde gösterilmesi ve gerekçeli karar başlığında ve hükmün (2) numaralı bendinde suç adının sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı yerine yazılı şekilde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

D. Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/507 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.