Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5574 E. 2023/2441 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5574
KARAR NO : 2023/2441
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2013 tarihli ve 2013/3449 Esas sayılı iddianamesi ile sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 63 ve 53 üncü maddeleri gereğince; sanık …’in ise 5237 sayılı Kanun’un 102 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 63 ve 53 üncü maddeleri gereğince cinsel saldırı suçundan cezalandırılmaların ve haklarında hak mahrumiyetlerine karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.
2. Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2013/513 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına; sanık …’in ise müsnet suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2018 tarihli ve 14-2015/166593 sayılı Tebliğnamesi ile onama ve düzeltilerek onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısı
Her ne kadar sanık … hakkında beraat kararı verilmiş ise de, diğer sanık …’ın mahkumiyetine esas kabul edilen mağdure beyanları, tanık anlatımları, sıcağı sıcağına alınan ifadeler ile tüm yargılama delillerine göre mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, kabule göre de sanık … hakkında kabul edilen kardeşe karşı cinsel saldırı suçundan mahkumiyete karar verilmiş ise de müdafi huzurundaki 19.10.2013 tarihli beyanına göre elinde olmayan nedenlerle gerçekleştiremediği eyleme teşebbüsü nedeniyle nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs kapsamında ağır ceza mahkemesince değerlendirme yapılması gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Sanık … Müdafii
Mağdurenin kovuşturma aşamasında sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını açıkça beyan ettiği, sanık … hakkında en azından şikayet yokluğu nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı hükmünün tesis edilmesi gerektiği, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca eylemde nitelikli hal olması nedeniyle şikayet aranmaksızın cezalandırma yoluna gidildiği, Yargıtayca da bu görüş benimsenmiş ise de bunun hatalı olduğu, ayrıca sanık … hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, diğer tanık ifadeleri de nazara alındığında mağdurenin sanıklardan kurtulmak amacıyla böyle bir oyun içerisine girdiği, sanık …’ın mental retardasyon nedeniyle askerliğe elverişli olmadığına dair raporunun bulunduğu, söylenenleri tam manasıyla anlayamadığı, bu nedenle kolluktaki kabul yönündeki beyanlarının öneminin bulunmadığı ve sair sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “…her ne kadar müşteki …’in soruşturma sırasında verdiği ifadeler ile yargılama sırasında verdiği ifadeler arasında çelişki olduğu anlaşılmakta ise de; cezai ehliyetinin yerinde olduğu ve herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı hem Adana Dr. Ekrem … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen raporda, hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda tespit edilen sanık … ***’ın soruşturma sırasında müdafii eşliğinde Emniyet ve Savcılıkta verdiği ifadelerinde; Ablası …’e karşı zaman zaman cinsel yönden tahrik olduğunu, yaklaşık 2 ay kadar önce …’in oturduğu yerden kalktığı sırada eteğinin açıldığını, ablasının bacaklarını görünce tahrik olduğunu, bunun üzerine …’in çocuğuyla kalmış olduğu odaya gittiğini, …’in memelerini her iki eliyle avuçladığını, …’in kendisine bağırdığını, bu olaydan yaklaşık 3-4 gün sonra ablası … ile evde yalnız kalmasını fırsat bilerek …’e arkadan sarıldığını, kalçalarını elleyip okşadığını ve bacaklarını okşadığını, …’in kendisine ‘Ne yapıyorsun köpek’ dediğini, bunun üzerine …’i bırakıp evden ayrıldığını, yaklaşık 2 hafta önce … yoğun bakımdayken annesinin hastanede bulunduğunu, ablası …’in evde çocuğu ile birlikte bulunduğunu, eve girmek istediği sırada …’in kapıyı açmak istemediğini, ancak kapıyı tekmeleyince …’in kapıyı açtığını, …’in içeride çocuğunu uyutmak için sırt üstü yattığı sırada yine tahrik olduğunu ve ablasının üzerine kapanıp cinsel organını sıkıp okşamaya başladığını, bu sefer …’in aşırı tepki verdiğini, …’in bu durumu annesine anlattığını, bunun üzerine annesinin ‘Seni polise şikayet edeceğim’ dediği beyan etmiş olduğundan, sanığın üzerine atılı kardeşine karşı cinsel saldırı eylemlerini birden fazla kez işlediği kanaati ile TCK’nın 102/1, 3-c, 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, verilen cezanın süresi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından verilen cezanın süresi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından TCK’nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevirme, TCK.nın 51. maddesindeki erteleme ve CMK.nın 231/5. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin TCK’nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
Müşteki …’in, hem soruşturma hem de yargılama aşamasındaki ifadelerinde, babası olan sanık …’in kendisine yönelik cinsel davranışları olduğunu tekrar ettiğini, ancak yine de şikayetçi olmamış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek nitelikte kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine, beraat eden sanık hakkında gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulanmış olduğundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/e maddesi gereğince tazminat hakkı olduğunun, bu hakkını aynı kanunun 142 ve devamı maddeleri gereğince kullanabileceğinin kendisine ihtarına karar verilerek…” sanıklar hakkındaki hükümler tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Bakımından
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelikte Temyiz İstemleri Bakımından
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, kardeşe karşı gerçekleştirilen ve şikayete tabi olmayan cinsel saldırı suçuna konu olan eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz istemleri reddedilmiştir,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen 2 yıl hapis cezası üzerinden, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince yarı oranında, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanarak 1/4 oranında artırıldığında tespit edilen 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanarak 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün olarak eksik hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2013/513 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2013/513 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinin dördüncü paragrafında yer alan “2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,” şeklindeki kısmın hükümden çıkarılarak yerine “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.