YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5692
KARAR NO : 2023/5365
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/246 E., 2015/114 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/246 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Görgüye dayılı bilgisi olmayan ve karar gerekçesinde beyanları sanık aleyhine yorumlanan tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, salt mağdure beyanı ile mahkûmiyet verilemeyeceğine, mağdure beyanlarının delillerle desteklenmesi gerektiğine, mağdurenin ruh sağlığının olay nedeniyle bozulduğuna dair delil ve beyan bulunmadığına, sanık beyanlarının dikkate alınmadığına, taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığı hususunun yeterince irdelenmediğine, katılanın sanık hakkında başkaca suç duyurularında da bulunduğuna, katılanın beyanlarının çelişki olup hükme esas alınamayacağına, mağdurenin beyanlarını annesinin yönlendirmesi ile verdiğine, sanığın ifadesinde ismi geçen kişilerin dinlenmediğine, her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ceza verilmesi gerektiğine, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılıp teşdiden ceza verildiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
19.04.2014 tarihinde mağdurenin arkadaşı … ile birlikte komşuları sanık …’in köpeğini sevmek için yanına gittiğinde sanığın da geldiği, tanık …’nün halasının evine gittiği bu sırada sanığın mağdureye “Elini sil” dediği ve sanığın mağdurenin elini tutarak kendi bacağının üzerine sildiği, sanığın elini mağdurenin yakasında içeriye kalbine doğru sokarak hemen çektiği, sonra sanığın elini mağdurenin arkasından eşofmanının içinden külodunun içine sokarak mağdureyi havaya kaldırdığı yanağından öptüğü ve sanığın mağdureden kendisini yanağından öpmesini istediği ve bunun üzerine mağdure …’in sanığın yanağından öptüğü, yanlarına tanık …’in gelmesi nedeniyle sanığın mağdureyi yere indirdiği, mağdurenin bu durumu …’ye anlattığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun mütalaa edildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, elini mağdurenin yakasından içeriye göğsüne doğru sokarak elini tenine değdirmesi, yine elini mağdurenin arkasından eşofmanının içinden külodunun içine sokarak poposundan tutup havaya kaldırıp yanağından öpmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşerek yazılı şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/246 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.