YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5705
KARAR NO : 2023/24
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/325 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci
fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri;
1. Olayın görgü tanığının bulunmamasına,
2. Sanığın suçlamayı kabul etmemesine,
3. Sanık müdafiinin olayın olduğu yerde suçun bu şekilde işlenmesinin mümkün olmadığı, sanığın olay sırasında nişanlısı ile mesajlaştığı iddialarının tespiti taleplerinin reddedilmesi, olayın aydınlatılması açısından mahallinde keşif yapılmayarak eksik inceleme sonucunda ceza tayinine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Mahkemenin kabulünün katılanın kolluktaki anlatımı ve olay yerinin fiziki şartları ile uyumsuz olmasına,
2. Alınan muayene raporlarının mağdurun kolluktaki anlatımını doğrulamamasına,
3. Teşhisin usulsüz olması nedeniyle teşhis tutanağının hükme esas alınamayacağına,
4. Mahallinde keşif yapılmayıp olay sırasında sanığın nişanlısı ile mesajlaştığı savunmasının araştırılmaması suretiyle tüm deliller toplanmadan karar verilmesine,
5. Gerekçe gösterilmeden sanık hakkında ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına ve re’sen tespit edilecek sebeplere,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılanın üst geçidin merdivenlerini çıktığı sırada sanığın arkasından yaklaşarak katılanı kucakladığı, katılanın karşı koyması üzerine sanığın elinden kurtulduğu, katılanın kendisine cinsel saldırıda bulunan kişinin kollukta yapılan 29.03.2014 tarihli teşhis işleminde sanık olduğunu teşhis ettiği, sanık savunmasında suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de, katılanın kollukta alınan beyanında kendisine sarılan şahsın yüzünü gördüğünü ve tanıdığını belirttiği, yine 29.03.2014 tarihli teşhis işleminde de sanığı teşhis ettiğini belirttiği ve duruşmada da kendisine sarılan kişinin huzurda bulunan sanık olduğunu söylediği, böylece sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçunu işleyip mahkumiyeti gerektiği ve hukuki süreç başlığında belirtildiği şekilde uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun istikrarlı anlatımları, duruşma sırasında da katılanın sanığı teşhis etmesine göre sanığın, olay günü daha önceden tanımadığı, sabah saatlerinde üst geçitten geçmekte
olan katılanın arkasından yaklaşarak kucaklaması şeklinde ani ve kesintili gerçekleşen eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan cinsel saldırı suçuna ilişkin anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınıp, mahkemece gerekçe gösterilerek sanık hakkında teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’ un 58 inci maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına” hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki kanuni düzenlemeler ve dosyaya yansıyan bilgi ile kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması ve buna göre temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken gerekçesiz şekilde teşdit uygulanması yönüyle de hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/325 Esas 2015/126 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.